

Diş taşı temizliği, fırçayla uzaklaştırılamayan sertleşmiş bakteri plağı birikimlerinin diş yüzeyinden ve gerektiğinde diş eti sınırından profesyonel aletlerle çıkarılmasıdır. İşlem doğru endikasyon, uygun cihaz ayarı ve kontrollü teknikle yapıldığında diş minesini inceltmek veya dişi aşındırmak amacı taşımaz. Temizlikten sonra görülen küçük aralıklar çoğunlukla daha önce diş taşıyla dolu olan gerçek boşluklardır; dişler işlem sırasında ayrılmaz.
Diş taşı temizliği beyazlatma değildir. Yüzeydeki çay, kahve ve tütün lekeleri polisaj veya hava-abrazyonuyla azalınca dişler daha temiz ve parlak görünebilir; ancak dişin iç rengini açmak için bleaching gerekir. Aynı şekilde standart temizlik ile periodontitis tedavisinde diş eti altına uygulanan kök yüzeyi enstrümantasyonu aynı kapsamda değildir. Cep derinliği ve kemik kaybı bulunan hastada lokal anestezi, birden fazla seans ve daha kapsamlı periodontal plan gerekebilir.
Ne sıklıkta temizlik yapılacağı herkes için altı ay olarak sabitlenemez. Diş taşı oluşum hızı, ağız hijyeni, diş eti kanaması, periodontal hastalık geçmişi, sigara, diyabet, tükürük yapısı, ortodontik veya protetik restorasyonlar aralığı etkiler. Diş eti sağlıklı ve az birikimi olan yetişkinde yalnız takvim geldi diye işlem gerekmeyebilir; periodontitis tedavisi görmüş yüksek riskli hastada ise destekleyici bakım daha sık planlanabilir. Uygun aralık muayene ve periodontal risk değerlendirmesiyle belirlenir.
Diş yüzeyinde gün boyunca renksiz ve yapışkan bir bakteri biyofilmi oluşur. Plak adı verilen bu tabaka fırçalama ve diş arası temizliğiyle düzenli olarak bozulmadığında tükürükteki mineralleri alarak sertleşir. Mineralize olmuş plak diş taşı veya tartar olarak adlandırılır. Sert yüzeyi evdeki fırça ve diş ipiyle bütünüyle uzaklaştırılamaz.
Diş taşı diş eti üstünde sarımsı veya beyaz, sigara ve pigmentlerle kahverengi görünebilir. Diş eti altında oluşan birikimler daha koyu renkte ve kök yüzeyine sıkı bağlı olabilir. Alt ön dişlerin dil tarafı ile üst büyük azıların yanağa bakan yüzü, tükürük bezi kanallarına yakın oldukları için sık birikim bölgeleridir; ancak ağızın her yerinde oluşabilir.
Diş taşı tek başına canlı bir enfeksiyon tabakası değildir, fakat pürüzlü yüzeyi yeni biyofilmin tutunmasını kolaylaştırır. Diş eti sınırındaki plak bağışıklık yanıtını tetiklediğinde kızarıklık, şişlik ve kanamayla gingivitis gelişebilir. İnflamasyon kontrol edilmez ve duyarlı kişide daha derin dokular etkilenirse periodontal bağ ile kemik kaybı görülebilir.
Hızlı diş taşı oluşumu mutlaka kötü fırçalama anlamına gelmez. Tükürüğün mineral içeriği ve akış hızı, diş dizilimi, ağız kuruluğu, temizlenemeyen restorasyon kenarları ve kişinin günlük alışkanlıkları etkilidir. Bununla birlikte etkili plak kontrolü mineralize olacak tabakanın miktarını azaltır.
Diş taşını evde metal aletle kazımaya çalışmak diş etini kesebilir, kök yüzeyini çizebilir ve birikimi diş eti altına itebilir. Görünen parçanın kopması altında periodontal hastalık bulunmadığını göstermez. Güvenli çıkarma, görüş ve dokunma kontrolü altında profesyonel olarak yapılmalıdır.
İçerik Dt. Özlem Özcan tarafından hazırlanmış ve dental açıdan değerlendirilmiştir.
İşlemden önce diş eti kanaması, cep derinlikleri, çekilme, sallanma ve birikimin yeri değerlendirilir. Periodontitis şüphesinde periodontal ölçümler ve gerektiğinde röntgen kullanılır. Böylece yalnız yüzey temizliği mi, diş eti altı enstrümantasyon mu gerektiği belirlenir. Kan sulandırıcılar, kalp hastalıkları, diyabet ve kullanılan ilaçlar işlem öncesinde öğrenilir.
Ultrasonik cihazın titreşen ucu, su soğutmasıyla diş taşını küçük parçalar halinde kırar. Su alanı soğutur ve uzaklaşan birikimleri yıkar. Uç diş üzerinde uzun süre sabit tutulmaz; yüzeye uygun açı, basınç ve güç ayarı seçilir. İnce el aletleri, ultrasoniğin erişemediği bölgeleri ve kök yüzeyini kontrol etmek için kullanılabilir.
Birikimler çıkarıldıktan sonra yüzeyler kontrol edilir. Gerekirse döner lastik ve uygun patla polisaj yapılır veya seçilmiş lekelerde kontrollü hava-akış sistemi kullanılır. Polisaj her yüzeye yoğun biçimde uygulanması gereken bağımsız bir işlem değildir; mevcut lekenin ve restorasyonların özelliklerine göre seçilir.
Standart supragingival temizlik çoğu kişide anestezisiz yapılabilir. İleri hassasiyet, kök yüzeyi açığa çıkması veya derin cepler varsa topikal ya da lokal anestezi konforu artırabilir. Seans süresi ve sayısı birikimin miktarı ile periodontal hastalığın kapsamına göre değişir.
İşlem sonunda kişiye özgü fırçalama ve diş arası temizliği gösterilmelidir. Profesyonel temizlik mevcut sert birikimi uzaklaştırır; günlük biyofilm birkaç saat içinde yeniden oluşmaya başlar. Sonucun sürmesi, ev bakımının etkinliğine ve risk faktörlerinin kontrolüne bağlıdır.
Profesyonel ultrasonik cihazlar, uygun uç ve teknikle mineralize birikimi uzaklaştırmak için tasarlanır. Sağlam mine, diş taşından farklı bir sertlik ve yapıya sahiptir. Hekim veya diş sağlığı profesyoneli ucu yüzeye paralel ve hareketli kullanarak gereksiz kuvvetten kaçınır. Bu koşullarda amaç mine kaldırmak değildir.
Her mekanik işlemin yüzeyle etkileşimi vardır. Yanlış açı, aşırı basınç, yüksek güç ve uzun süre aynı noktada çalışma özellikle açığa çıkmış kök sementi, implant yüzeyi veya restorasyonlarda hasar riskini artırabilir. Bu nedenle cihazın varlığından çok uygulama tekniği ve yüzeye uygun uç seçimi önemlidir.
Temizlik sonrası hastanın dili yüzeyi farklı algılayabilir. Diş taşı kalın bir tabaka oluşturmuşsa kaldırıldığında dişin doğal konturu, dolgu kenarı veya önceden var olan pürüz fark edilir. Bu his, işlemin yeni bir çukur oluşturduğunu kanıtlamaz. Şüpheli yüzey klinik olarak incelenebilir.
Kök yüzeyi mineden daha yumuşaktır ve diş eti çekilmesi olan hastalarda daha hassas davranılır. Periodontal tedavide hedef kökü aşırı düzleştirmek değil, hastalıkla ilişkili birikim ve biyofilmi yeterli ölçüde kaldırmaktır. Modern yaklaşım gereksiz doku kaybından kaçınır.
Evde satılan kazıyıcıların kontrolsüz kullanımı profesyonel temizlikle aynı değildir. Kişi arka yüzeyleri göremez, basıncı ayarlayamaz ve diş taşını diş eti altına itebilir. Mine kaygısıyla gerekli tedaviyi ertelemek de inflamasyonun ilerlemesine izin verebilir.
Diş taşı özellikle alt ön dişlerde dişler arasındaki doğal boşlukları doldurabilir. Birikim kaldırıldığında hasta aynada siyah üçgen veya aralık görebilir. Bu boşluk temizlikle açılmaz; diş eti çekilmesi, kemik kaybı ve taşın daha önce örttüğü anatomi görünür hale gelir. İyileşen şiş diş eti de küçülerek aralığı belirginleştirebilir.
İleri periodontal hastalıkta sert diş taşı bazen birden fazla dişi birbirine bağlayan sahte bir destek gibi davranır. Temizlendikten sonra altta zaten bulunan hareketlilik fark edilir. Taşın bırakılması dişi güçlendirmez; inflamasyon ve kemik kaybının sürmesine katkıda bulunabilir. Hareketli dişin prognozu kemik desteği, kapanış yükleri ve tedaviye yanıtla değerlendirilir.
Hafif farklılık hissi dilin yeni yüzeye alışmasıyla azalabilir. Gerçek hareketlilik varsa periodontal ölçüm ve röntgenle derecelendirilir. Gerekli durumda kapanış düzenlemesi, splint, periodontal tedavi veya ileri kayıplı dişte çekim seçenekleri konuşulur. Yalnız diş taşı temizliği bütün hareketliliği geri çeviremez.
Diş eti şişliği azaldığında dişler daha uzun görünebilir. Bu da işlemle diş etinin kesildiği anlamına gelmez. İnflamasyonlu hacim gerilerken önceden oluşmuş çekilme görünür hale gelir. Fotoğraf ve periodontal ölçümler başlangıç durumunu anlatmaya yardımcı olur.
Hasta aralıkları kapatmak için taşın yeniden oluşmasını beklememelidir. Periodontal sağlık stabil olduktan sonra siyah üçgenlerin estetik yönetimi, diş şekli, papil seviyesi ve kemik desteğine göre ayrıca planlanabilir.
Temizlik, dişin yüzeyine tutunan dışsal lekeleri ve taşı kaldırdığı için doğal renk daha temiz görünebilir. Çay, kahve, tütün ve renkli gıdaların oluşturduğu lekeler polisaj ya da uygun hava-akış yöntemiyle azaltılabilir. Sonuç, başlangıçtaki lekenin türüne ve mine yüzeyine bağlıdır.
Dişin dentin ve mine yapısından gelen iç renk temizlikle değişmez. Daha açık bir ton hedefleniyorsa çürük, çatlak, hassasiyet, restorasyon ve diş eti sağlığı değerlendirildikten sonra beyazlatma seçenekleri konuşulur. Temizliğin ardından diş eti inflamasyonunun yatışması için uygun zaman bırakılabilir.
Zirkonyum, porselen, kompozit dolgu ve implant üstü restorasyonlar beyazlatma jelleriyle renk değiştirmez. Yüzey lekeleri uygun yöntemle temizlenebilir, ancak agresif polisaj restorasyon parlaklığını bozabilir. Malzemeye özel uç ve pat kullanılması gerekir.
Temizlik sonrası çok beyaz görünüm beklemek hastayı gereksiz tekrar işlemlerine yönlendirebilir. Hedef “beyazlatmak” değil, hastalıkla ilişkili birikimi ve istenmeyen yüzey pigmentini güvenli biçimde kaldırmaktır. Dişin doğal tonu işlem öncesinde açıklanmalıdır.
Tütün kullanımı sürerse lekeler ve taş daha hızlı dönebilir. Profesyonel temizliği sıklaştırmak, sigaranın diş eti ve genel sağlık riskini ortadan kaldırmaz. Tütün bırakma desteği periodontal bakımın önemli bir parçasıdır.
Sağlıklı diş etinde sınırlı birikimin temizlenmesi çoğunlukla tolere edilebilir. İltihaplı diş eti, derin cepler, yoğun taş veya açığa çıkmış kök yüzeyleri işlemi daha hassas hale getirebilir. Hastanın ağrı eşiği ve kaygısı da deneyimi etkiler. Gerektiğinde lokal anestezi uygulanabilir.
İşlem sonrasında soğukla kısa süreli hassasiyet görülebilir. Taş ve şiş diş eti daha önce kök yüzeyini örttüyse temizlikten sonra uyaranlara maruz kalır. Hassasiyet genellikle günler içinde azalır; uzun süren, kendiliğinden zonklayan veya tek dişte belirgin ağrı çürük, çatlak ya da pulpa sorunu açısından değerlendirilmelidir.
İlk günlerde diş eti kanaması tamamen bitmeyebilir. Etkili fakat nazik fırçalama ve diş arası temizliği sürdürüldükçe gingivitis gerileyebilir. Kanama korkusuyla temizliği bırakmak biyofilmin yeniden birikmesine yol açar. Yoğun, durmayan veya kendiliğinden kanama ise ayrıca değerlendirilmelidir.
Hassasiyet için florürlü diş macunu ve kişiye uygun desensitize edici ürün önerilebilir. Çok sıcak-soğuk gıdalar ilk gün rahatsızlık veriyorsa geçici olarak sınırlandırılabilir. Aşındırıcı beyazlatıcı macunlarla sert fırçalamak sorunu artırabilir.
Anestezi uygulanmışsa uyuşukluk geçene kadar sıcak gıda ve yanak-dudak ısırma riski dikkate alınır. İşlem sonrası ağrı kesici gereksinimi kişinin tıbbi durumuna göre planlanır; herkesin rutin antibiyotik kullanması gerekmez.
Standart profesyonel mekanik plak temizliği, diş eti üstündeki ve kolay erişilen diş eti sınırı çevresindeki plak ile taşı hedefler. Gingivitis ve lokal birikim bulunan, ancak ileri cep ve kemik kaybı olmayan hastada yeterli olabilir. Polisaj, yüzey lekesi varsa tamamlayıcı olarak uygulanır.
Periodontitiste diş eti ile kök arasında patolojik cepler oluşur ve taş kök yüzeyine yerleşebilir. Subgingival enstrümantasyon veya halk arasındaki adıyla derin temizlik, cep içindeki biyofilm ile taşı hedefler. Lokal anestezi gerekebilir ve ağız bölümlere ayrılarak birden fazla seansta çalışılabilir.
Derin temizlik yalnız daha uzun bir “detoks” işlemi değildir; periodontal tanıya dayanan tedavidir. Cep derinlikleri, kanama, klinik ataşman ve kemik seviyesi kaydedilir. İlk basamak tedaviden sonra dokular yeniden değerlendirilir; kalan derin ceplerde ek cerrahi veya cerrahi olmayan seçenekler planlanabilir.
Periodontal hastalık tedavisinde profesyonel işlem günlük plak kontrolü, sigaranın bırakılması ve diyabet yönetimiyle birlikte yürütülür. Sadece taşı kaldırıp risk faktörlerini değiştirmemek hastalığın tekrarını kolaylaştırır.
İmplant çevresindeki birikimler doğal dişle aynı alet yaklaşımıyla temizlenmeyebilir. İmplant yüzeyine zarar vermeyen yöntemler seçilir ve peri-implant dokular değerlendirilir. Hastanın “temizlik yaptırdım” ifadesi hangi yüzey ve hastalık için ne yapıldığını belirtmez; işlem kapsamı kayda geçirilmelidir.
Sabit altı aylık temizlik kuralı bütün yetişkinlere uygulanamaz. Periodontal olarak sağlıklı, düzenli bakım yapan ve az taş oluşturan kişide profesyonel işlem yalnız klinik gereksinim olduğunda yapılabilir. Cochrane değerlendirmesi, düzenli diş hekimine giden ve ağır periodontal hastalığı olmayan yetişkinlerde altı veya on iki aylık rutin temizliklerin gingivitis açısından belirgin üstünlük göstermediğini bildirmiştir.
Bu bulgu diş taşı temizliğinin yararsız olduğu anlamına gelmez. Mevcut taş, plak tutucu alan ve diş eti inflamasyonu varsa klinik endikasyon vardır. Periodontitis tedavisi görmüş kişide destekleyici periodontal bakım, hastalık tekrarı ve diş kaybı riskini azaltma amacı taşır. Aralık sıklıkla üç ile on iki ay arasında kişisel riskle belirlenebilir.
Sigara kullanımı, yetersiz plak kontrolü, kontrolsüz diyabet, sık diş eti kanaması, derin kalan cepler, hızlı taş oluşumu, ortodontik apareyler ve karmaşık restorasyonlar daha yakın kontrol gerektirebilir. Risk azaldıkça aralık uzatılabilir. Takvim tedavinin kendisi değil, yeniden değerlendirme aracıdır.
Kontrol randevusu her seferinde temizlik yapılacağı anlamına gelmez. Muayene, periodontal ölçümler ve kişinin ev bakımındaki zorlandığı alanlar değerlendirilir. Gerek varsa hedefli temizlik yapılır; gereksiz yüzey işlemi tekrarlanmaz.
Çocuk ve ergenlerde de yalnız yaşa göre periyodik taş temizliği planlanmaz. Ortodontik tedavi, ağız hijyeni ve gingivitis dikkate alınır. Hamilelikte diş eti kanaması artabilir; profesyonel bakım tıbbi ve obstetrik koşullara göre güvenli biçimde planlanabilir.
Bakım aralığı belirlenirken yalnız son randevudan geçen ay sayısı değil, bir önceki kontrolden bu yana hastalığın nasıl değiştiği incelenir. Altı aylık aralıkta yeni cep veya yoğun kanama oluşmuyorsa ve ev bakımı iyiyse süre uzatılabilir. Üç aylık aralıkta dahi birikim ile inflamasyon artıyorsa temizlik tek başına tekrarlanmak yerine fırçalama tekniği, ara yüz araçları, sigara ve diyabet kontrolü yeniden ele alınır.
Tükürük yapısı nedeniyle alt ön bölgede hızla taş oluşturan fakat periodontal dokuları sağlıklı bir kişiyle, az görünür taşı olmasına rağmen derin cepleri bulunan periodontitis hastasının gereksinimi aynı değildir. İlkinde hedefli supragingival temizlik ve ev bakımı düzenlemesi yeterli olabilir. İkincisinde periodontal kayıtlar, diş eti altı enstrümantasyon ve destekleyici tedavi gerekir. Görünen taş miktarı tek başına randevu sıklığının ölçüsü değildir.
Randevuların çok sık yapılması yetersiz ev bakımını telafi eden bir yöntem olarak görülmemelidir. Plak her gün yeniden oluştuğu için iki profesyonel seans arasındaki yüzlerce günün sonucu hastanın günlük davranışı belirler. Klinik ziyaret, temizliğin yanında hastanın ulaşamadığı bölgeleri saptama, araç boyutlarını düzeltme ve yeni risk faktörlerini fark etme fırsatıdır.
Periodontal tedaviden sonraki destek seanslarında aynı ağızın her bölgesine eşit işlem uygulanması gerekmez. Kanayan, derin cebi kalan veya yoğun biyofilm biriken alanlara odaklanılır. Stabil yüzeylerde gereksiz tekrardan kaçınılır. Bu hedefli yaklaşım hem dokuyu korur hem de randevuyu hastalığın gerçekten aktif olduğu bölgelere yönlendirir.
Kontrol aralığı bir kez belirlenip değişmeden kalmaz. Gebelik, yeni ortodontik tedavi, el becerisinde azalma, ağız kuruluğu yapan ilaç, diyabet kontrolündeki değişiklik veya sigarayı bırakma gibi durumlar riski değiştirebilir. Her yeniden değerlendirmede süre ve bakım araçları güncellenmelidir.
Anestezi yapılmadıysa günlük yaşama genellikle hemen dönülebilir. Diş eti hassassa ilk gün çok sıcak, sert ve baharatlı gıdalar rahatsızlık verebilir. Kanama veya kapsamlı periodontal işlem için verilen özel talimatlar genel önerilerin önüne geçer.
Dişler günde iki kez florürlü macunla, diş eti çizgisine ulaşan nazik teknikle fırçalanmalıdır. Sert bastırmak daha iyi temizlik sağlamaz; diş eti çekilmesi ve aşınma riskini artırabilir. Elektrikli veya manuel fırça kişiye doğru teknikle önerilir.
Diş araları her gün uygun boyutta ara yüz fırçası veya diş ipiyle temizlenir. Periodontal boşluklarda ara yüz fırçası daha etkili olabilir. Hekim farklı aralıklar için birden fazla boy gösterebilir. Kanama ilk günlerde görülebilir; düzenli ve travmatize etmeyen temizlikle seyri izlenir.
Ağız gargarası mekanik temizliğin yerine geçmez. Klorheksidin gibi antiseptikler seçilmiş kısa dönemlerde kullanılabilir; uzun ve kontrolsüz kullanım renklenme, tat değişikliği ve mukozal etkilere yol açabilir. Ürünün konsantrasyonu ve süresi profesyonel öneriye göre olmalıdır.
Temizlik sonrası ilk öğünde diş eti çizgisine yapışan çok sert ve keskin gıdalar rahatsızlık verebilir. Beslenmeyi uzun süre kısıtlamak gerekmez; hassasiyete göre olağan düzene kademeli dönülür. Lokal anestezi kullanıldıysa uyuşukluk çözülmeden yanağı ısırma ve sıcakla yanma riski nedeniyle dikkat edilir. Periodontal cerrahi yapılmadıkça standart temizlik için uzun bir iyileşme diyeti beklenmez.
İlk gün sıcak-soğuk hassasiyeti bulunan kişi, hassasiyet macununu fırçalama sonrasında az miktarda ilgili bölgeye sürebilir; ürünün kullanım biçimi hekim önerisine göre olmalıdır. Asitli içecekten hemen sonra sert fırçalama yapılmaması ve yüksek aşındırıcılı beyazlatıcı macunların kullanılmaması kök yüzeyini korur. Hassasiyet giderek artıyorsa neden yalnız temizlik kabul edilmemelidir.
Ev bakımının başarısı yalnız “günde iki kez fırçalıyorum” ifadesiyle değerlendirilmez. Plak boyaması, kanama haritası ve ara yüz fırçasının doğru boyutu kaçırılan alanları gösterebilir. Hastanın el becerisi, köprü altları, implant çevresi ve çapraşık bölgeler için farklı araçlar gerekebilir. Kullanılmayacak kadar karmaşık bir plan yerine sürdürülebilir birkaç doğru araç seçilir.
Diş ipi veya ara yüz fırçası ilk kez düzenli kullanılmaya başlandığında iltihaplı diş eti kanayabilir. Bu kanama, aracı bırakmak için otomatik bir neden değildir; fakat aletin diş etini kesmediğinden ve doğru boyutta olduğundan emin olunmalıdır. Düzenli, nazik plak kontrolüyle kanamanın azalması beklenir. Bir-iki hafta içinde belirgin düzelme olmuyorsa periodontal muayene tekrarlanır.
Temizliğin etkisini yalnız dişlerin dil ile pürüzsüz hissedilmesine göre ölçmek yanıltıcıdır. Esas göstergeler kanamanın azalması, cep durumunun stabil kalması, hastanın erişemediği alanların azalması ve yeni taş oluşum hızıdır. Destek randevusunda önceki ölçümlerle karşılaştırma yapılması, yalnız “temiz görünüyor” değerlendirmesinden daha güvenilir bir izlem sağlar.
Yeni bir restorasyon veya ortodontik aparey eklendiğinde temizlik araçlarının uygunluğu tekrar dikkatle kontrol edilmeli ve bakım tekniği değişen yüzeylere göre güncellenmelidir.
Diş eti kanaması devam ediyorsa yalnız yeniden temizlik yaptırmak yerine plak kontrolü, cep derinliği, restorasyon kenarları ve sistemik etkenler değerlendirilir. Destekleyici bakım randevusu, tedavide elde edilen periodontal sağlığı korumayı hedefler.
Periodontitis öyküsü bulunan hastada yalnız görünen taş miktarına bakmak yeterli değildir. Cep derinliği, kanama, ataşman ve kemik seviyesi izlenir. Dişler temiz görünse bile aktif hastalık bulunabilir. Destek tedavisinin aralığı önceki hastalık şiddeti ve güncel riskle belirlenir.
Diyabet ile periodontal inflamasyon çift yönlü ilişki gösterebilir. Glisemik kontrolü yetersiz kişide iyileşme ve enfeksiyon yanıtı etkilenebilir. Diş hekimi kullanılan ilaçları ve güncel tıbbi takibi öğrenir; tedavi diyabet bakımının yerine geçmez.
Kan sulandırıcı kullananlarda temizlik sırasında kanama artabilir, fakat ilaç çoğu zaman hasta tarafından kesilmemelidir. İşlemin kapsamı ve tıbbi risk değerlendirilir. Spontan, uzun süren diş eti kanaması yalnız taşla açıklanmadan hematolojik ve ilaçla ilişkili nedenler açısından incelenebilir.
Kalp kapağı veya belirli doğumsal kalp hastalığı olan seçilmiş kişilerde enfektif endokardit profilaksisi gereksinimi güncel tıbbi rehber ve kardiyoloji öyküsüne göre belirlenir. Her kalp hastasına temizlik öncesi antibiyotik verilmez. Hasta tanısını, ameliyat ve cihaz bilgilerini paylaşmalıdır.
İmplant, kuron, köprü, lamine veya ortodontik aparey bulunan kişilerde alet ve polisaj materyali yüzeye göre seçilir. Diş eti çekilmesi olan hastada açık kök yüzeyleri hassasiyet ve aşınma açısından korunur. Ağız kuruluğu, bağışıklık baskılanması ve yoğun tütün kullanımı da bakım planını değiştirir.
Uygun cihaz, uç ve profesyonel teknikle amaç mineyi kaldırmak değil taşı uzaklaştırmaktır. Açık kök ve restorasyonlarda yüzeye özel yaklaşım gerekir.
Diş taşı önceden doğal boşlukları doldurmuş olabilir. Taş kaldırılınca mevcut diş eti çekilmesi veya kemik kaybına bağlı aralık görünür hale gelir.
Yüzey lekelerini kaldırarak doğal tonu daha temiz gösterir, fakat dişin iç rengini açmaz. Bleaching ayrı bir işlemdir.
Hassasiyet birikim, diş eti inflamasyonu ve kök açıklığına göre değişir. Gerekli olduğunda lokal anesteziyle konfor artırılabilir.
Herkes için sabit bir süre yoktur. Mevcut birikim, periodontal risk ve önceki hastalık durumuna göre kişisel aralık belirlenir.
Soğukla kısa süreli hassasiyet görülebilir. Uzayan, zonklayan veya tek dişte yoğun ağrı başka bir sorun açısından incelenmelidir.
Sertleşmiş birikim profesyonel alet gerektirir. Evde metal aletle kazımak diş eti ve kök yüzeyinde yaralanma oluşturabilir.
Doğru uygulama çekilme oluşturmayı hedeflemez. Şişlik azalınca önceden bulunan çekilme ve aralık daha görünür olabilir.
İltihaplı dokuda kısa süreli kanama olabilir. Yoğun, kendiliğinden veya durmayan kanama diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir.
Hayır. Standart temizlik görünür ve erişilebilir taşı hedefler; periodontal derin temizlik patolojik cep içindeki kök yüzeylerine uygulanır.
Diş taşı temizliği, ev bakımının uzaklaştıramadığı mineralize plağın profesyonel olarak çıkarılmasıdır. Uygun teknikle mineyi inceltmek amacı taşımaz. İşlem sonrası görülen aralık veya hareketlilik çoğunlukla taşın altında daha önce bulunan periodontal durumu ortaya çıkarır; kalın taşı yerinde bırakmak dişi koruyan bir yöntem değildir.
Standart temizlik, periodontal ceplerde uygulanan derin kök yüzeyi enstrümantasyonundan ve diş beyazlatmadan ayrılmalıdır. Hangi işlemin gerektiği cep ölçümleri, kanama, kemik seviyesi, birikimin yeri ve restorasyonlarla belirlenir. Profesyonel bakım, günlük fırçalama ve diş arası temizliğinin yerine geçmez.
Temizlik sıklığı sabit takvimle değil, kişinin hastalık ve birikim riskiyle seçilir. Sağlıklı ve düşük riskli kişide gereksiz rutin işlemden kaçınılabilir; periodontitis geçmişi, diyabet, tütün kullanımı veya derin cepleri bulunan kişide daha yakın destekleyici bakım gerekebilir. Düzenli yeniden değerlendirme, yalnız taşı kaldırmayı değil diş eti sağlığını uzun dönemde korumayı amaçlar.