

Diş hekimi koltuğuna oturduğunuzda duyduğunuz o ince vızıltı sesi ve ağzınızda hissettiğiniz titreşim… Birçoğumuz için diş taşı temizliği, “gerekli ama korkutucu” bir işlemdir. İşlem bittikten sonra dilinizle dişlerinizi yokladığınızda hissettiğiniz o boşluklar ve pütürlü alanlar, aklınıza hemen o meşhur soruyu getirir: “Acaba doktor dişlerimi temizlerken diş minemi mi kazıdı? Diş taşı temizliği diş minesini çizer mi?”
Toplum arasında kulaktan kulağa yayılan “Dişlerini temizletme, daha çok kirlenir” veya “Temizletince diş minesi incelir” gibi söylemler, ne yazık ki birçok hastamızın dişlerini kaybetmesine neden olmaktadır. Diş Hekimi Özlem Özcan olarak, bu kapsamlı Cornerstone rehberde; ultrasonik cihazların çalışma prensibini, diş minesinin elmastan sonraki sertliğini ve diş taşı temizliği diş minesini çizer mi sorusunun bilimsel cevabını tüm şeffaflığıyla veriyoruz.
Bilimsel ve kesin cevabımız şudur: HAYIR. Profesyonel ellerde, doğru ekipmanlarla yapılan diş taşı temizliği diş minesini çizmez, aşındırmaz veya inceltmez.
Bu işlemin amacı dişten bir parça koparmak değil; dişin yüzeyine yapışmış olan ve dişin kendisine ait olmayan “yabancı maddeleri” (bakteri plağı, tartar, leke) uzaklaştırmaktır. Peki, hastalarımız neden çizildiğini veya zarar gördüğünü hisseder? Gelin, işin mekaniğine bakalım.
Eskiden diş taşları, “kretuar” adı verilen el aletleriyle fiziksel güç uygulanarak kazınırdı. Bu eski yöntemde bile mineyi çizmek zorken, günümüzde kullandığımız Ultrasonik Kavitron cihazlarıyla bu imkansıza yakındır.
Kullandığımız cihazların ucu metaldır ancak bu uçlar diş taşlarını “kazıyarak” değil, saniyede binlerce kez “titreşerek” (vibrasyonla) parçalar. Cihazın ucu diş taşına değdiğinde, yarattığı şok dalgaları taşın yapısını bozar ve diş yüzeyinden atmasını sağlar.
İşlem sırasında ağzınıza sürekli su püskürtülmesinin sebebi sadece yıkamak değildir. Bu su, sürtünmeden doğacak ısınmayı engeller. Yani dişiniz ne mekanik olarak kazınır ne de ısınıp zarar görür. Diş taşı temizliği diş minesini çizer mi korkusu, bu teknolojinin çalışma prensibiyle tamamen çürütülmüştür.
Endişenizi anlıyoruz; metal bir aletin dişinize değmesi rahatsız edici olabilir. Ancak biyolojik bir gerçeği hatırlatmakta fayda var: Diş minesi, insan vücudundaki en sert maddedir.
Sertlik ölçümünde kullanılan “Mohs Skalası”na göre diş minesi, çelikten daha sert bir yapıdadır. Ultrasonik cihazların uçları, diş taşını (kireçlenmiş bakteri plağını) parçalayacak kadar güçlüdür ancak sağlıklı diş minesini çizebilecek veya aşındıracak bir sertlikte ve keskinlikte değildir. Bu aletlerle mineyi çizmek, plastik bir kaşıkla mermeri çizmeye çalışmak gibidir.
Hastalarımızın işlem sonrası yaşadığı hisler gerçektir ancak sebepleri farklıdır. İşte o yanıltıcı hislerin 3 temel nedeni:
Diş taşları, diş aralarını ve diş eti sınırını dolduran sert kireç tabakalarıdır. Temizlik sonrası bu taşlar gidince, diliniz diş aralarındaki doğal boşlukları hisseder. Hastalarımız genellikle bu boşlukları “dişten parça koptu” sanır. Oysa o boşluklar zaten oradaydı, sadece taşlarla kaplıydı.
Diş taşları, diş etini aşağı iterek kök yüzeyini açığa çıkarır (Bkz: Diş Eti Çekilmesi Neden Olur?). Ancak taşlar, kök yüzeyini bir “yorgan” gibi örttüğü için soğuğu hissetmezsiniz. Taşlar temizlenince, açığa çıkmış kök yüzeyi hava ve suyla temas eder ve sızlar. Bu durum diş taşı temizliği diş minesini çizer mi sorusunun değil, diş eti çekilmesinin bir sonucudur.
İşlemden hemen sonra dilinize yüzey pütürlü gelebilir. Bu, geride kalan mikroskobik tartar artıkları veya dişin kendi doğal anatomisidir. Yapılan “Polisaj” (Cilalama) işlemi ile bu his tamamen geçer.
Eğer diş taşı temizliği diş minesini çizer mi korkusuyla temizlikten kaçınıyorsanız, dişlerinizi çok daha büyük bir tehlikeye atıyorsunuz demektir. Temizlenmeyen diş taşları:
Kısacası; diş taşı temizliği yaptırmak riskli değil, YAPTIRMAMAK risktir.
Her ne kadar teknoloji gelişmiş olsa da, diş taşı temizliği (detertraj) bir el becerisi ve tecrübe işidir. Hekimin aleti tutuş açısı, uyguladığı baskı ve ayırdığı zaman, işlemin konforunu belirler.
Özellikle İstanbul Diş Hekimi arayışında olan hastalarımız için kliniğimizde, son teknoloji ultrasonik cihazlar ve “Air-Flow” (hava ile leke çıkarma) sistemleri kullanılmaktadır.
Diş taşı temizliğinin olmazsa olmazı “Polisaj” aşamasıdır. Taşlar temizlendikten sonra, diş yüzeyine özel bir pat (macun) sürülür ve dönen lastik fırçalarla dişler parlatılır.
Bu işlem neden yapılır?
Çünkü pürüzsüz yüzeyde yeni bakteri ve taş birikimi çok daha zor olur. Polisaj, diş minesini çizmez; aksine yüzeyi kayganlaştırarak leke tutmasını engeller.
Diş taşı temizliği, dişin üzerindeki sarı/kahverengi tartar tabakasını ve sigara/kahve lekelerini kaldırır. Bu da dişin kendi doğal renginin ortaya çıkmasını sağlar ve dişler daha beyaz görünür. Ancak dişin kendi tonunu açmaz. Rengi açmak için Diş Beyazlatma (Bleaching) işlemi uygulanmalıdır.
Hayır, bu tamamen bir efsanedir. Dişler temizlendikten sonra yüzey kayganlaşır. Ancak hasta “Nasılsa temizlettim” diyerek fırçalamayı ihmal ederse taşlar tekrar oluşur. Sorun işlemde değil, bakım alışkanlığındadır.
Sağlıklı bir bireyde 6 ayda bir kontrol ve gerekirse temizlik önerilir. Diş eti hastalığı olanlarda veya sigara içenlerde bu süre 3-4 aya inebilir. Düzenli temizlik, diş eti çekilmesi neden olur sorusunun cevabı olan faktörleri ortadan kaldırır.
Genellikle ağrısız bir işlemdir. Sadece titreşim ve su hissedilir. Ancak yoğun diş taşı olan veya diş eti çekilmesi bulunan hastalarda hafif sızlamalar olabilir. Bu durumda bölgesel anestezi spreyleri veya jelleri ile işlem tamamen konforlu hale getirilir.
Özetlemek gerekirse; diş taşı temizliği diş minesini çizer mi sorusunun cevabı net bir HAYIR‘dır. Aksine, diş taşlarını temizletmemek diş minesine değil ama diş etine, kemiğe ve dişin kendisine geri dönüşü olmayan zararlar verir.
Pürüzsüz, ferah ve sağlıklı bir gülüşe sahip olmak; ağız kokusundan ve diş eti kanamalarından kurtulmak için profesyonel temizlik şarttır.
Siz de dişlerinizde o ferahlığı hissetmek ve ağız sağlığınızı güvenilir ellere teslim etmek istiyorsanız, Dt. Özlem Özcan ile iletişime geçin. Unutmayın, en iyi tedavi, koruyucu tedavidir.
Daha fazla bilgi için Türk Dişhekimleri Birliği ve Amerikan Diş Hekimleri Birliği (ADA) kaynaklarını inceleyebilirsiniz.