

Aynaya baktığınızda kendinizi olduğunuzdan çok daha yaşlı mı hissediyorsunuz? Dudaklarınızın içeri çöktüğünü, burnunuzun kenarındaki çizgilerin derinleştiğini ve çene ucunuzun sanki burnunuza doğru yaklaştığını mı fark ediyorsunuz? Belki de bu değişimi sadece “yaşlılığa” bağlıyorsunuz ve yapacak bir şey olmadığını düşünüyorsunuz. Ancak durun! Asıl sebep sandığınızdan çok farklı olabilir.
Yüzünüzdeki bu dramatik değişimin baş sorumlusu, yerçekimi değil, diş kaybıdır. Dişler, sadece yemek yemeye yaramaz; aynı zamanda yüzümüzün alt üçte birlik kısmını (dudaklar, yanaklar ve çene hattı) ayakta tutan “kolonlardır”. Bu kolonlar yıkıldığında, yüzün çatısı da çöker.
Bu kapsamlı makalede, Şişli Diş Hekimi Dt. Özlem Özcan olarak, dişsizliğin anatomik yapınızı nasıl değiştirdiğini, “Cadı Çenesi” görünümünün neden oluştuğunu ve doğru diş protezleri ile nasıl “Ameliyatsız Yüz Germe” (Dental Facelift) etkisi yaratabileceğimizi anlatacağım.
Dişsizliğin yüz üzerindeki etkisini anlamak için basit bir analoji kullanalım: Çadır ve Direkleri.
Yüzünüzün derisi ve kasları “çadırın kumaşıdır”. Dişleriniz ve çene kemiğiniz ise bu kumaşı gergin ve yukarıda tutan “çadır direkleridir”.
Uzun süre dişsiz kalan veya çok eski/alçak protez kullanan hastalarda, “Total Dişsizlik Sendromu” dediğimiz şu karakteristik yüz değişimleri görülür:
Diş hekimliğinde “Dikey Boyut”, alt çene ile üst çene arasındaki mesafedir. Dişler varken bu mesafe sabittir. Dişler gidince, alt çene durması gereken yerde duramaz ve yukarı doğru, yani burna doğru kapanmaya devam eder.
Sonuç: Yüzün boyu kısalır. Profil görüntüsünde çene ucu öne ve yukarı çıkarak burna çok yaklaşır. Bu görünüm halk arasında “Cadı Çenesi” olarak bilinir.
Ön dişler, dudakları içeriden destekler ve dolgun görünmesini sağlar. Diş desteği kaybolduğunda dudaklar içeri doğru yuvarlanır (kıvrılır).
Sonuç: Dudaklar çok ince bir çizgi halini alır. Ruj sürmek zorlaşır. Ağız köşeleri aşağı sarkar, bu da kişiye sürekli üzgün veya somurtkan bir ifade verir.
Burun kanatlarından dudak kenarlarına inen çizgiler, diş desteği yok olduğunda ve yanaklar sarkmaya başladığında derin birer “yarık” halini alır. Bu çizgiler yaşlılık algısının en büyük sebebidir.
Kemik erimesi (rezorpsiyon), üst çenede “içeri ve yukarı” doğru olurken, alt çenede “dışarı ve aşağı” doğru gerçekleşir. Bu durum, alt çenenin üst çeneye göre daha önde görünmesine (Yalancı Prognatizm) neden olur.
Yüzdeki bu çöküşün motor gücü Çene Kemiği Erimesidir. (Bkz: Damak Erimesi ve Nedenleri). Vücut, “kullanılmayan organ körelir” prensibiyle çalışır. Diş kökleri kemiği uyarmazsa, kemik erir.
İyi haber şu ki; bu değişimlerin birçoğu geri döndürülebilir. Plastik cerrahiye veya dolgu/botoks işlemlerine gerek kalmadan, sadece doğru planlanmış bir diş tedavisi ile yüzünüzü 10-15 yaş gençleştirmek mümkündür.
Yeni yapılacak protezlerde (ister sabit implant, ister hareketli damak), dişlerin boyu ve çeneler arası mesafe olması gereken ideal yüksekliğe (gençliğinizdeki konuma) getirilir.
Etkisi: Çene ucu burundan uzaklaşır, yüzün boyu uzar, sarkan deri tekrar gerilir.
Protezin “Flanş” dediğimiz pembe kısımları ve dişlerin konumu, dudakları içeriden dışarıya doğru itecek şekilde tasarlanır.
Etkisi: Dudaklar tekrar dolgunlaşır, dudak üstü barkod çizgileri (sigara çizgileri) azalır, yanaklar toparlanır.
Eğer kemik erimesini durdurmak istiyorsanız, tek çare İmplant Tedavisidir. İmplantlar kemiği taklit eder ve erimeyi durdurur. Yüz çatısının çökmesini engeller.
Her iki yöntemle de yüz şekli düzeltilebilir ancak mekanikleri farklıdır:
Derinleşmiş kırışıklıklar tamamen yok olmasa da, doğru dudak desteği ve dikey boyut artışı ile belirgin şekilde azalır (ütilenmiş gibi olur). Özellikle dudak kenarı ve burun kenarı çizgilerinde ciddi bir toparlanma sağlanır.
Eski protezlerin dişleri aşınarak kısalmıştır. Bu da “Dikey Boyut”un düşmesine neden olur. Çeneniz olması gerekenden fazla kapanır, bu da yüzü basık ve yaşlı gösterir. Protez yenilendiğinde bu yükseklik geri kazanılır.
Çökme hemen bir gecede olmaz. Diş çekiminden sonraki ilk 6 ay kemik kaybı en hızlıdır. Protez yapılmazsa 1-2 yıl içinde dudaklarda incelme ve yanaklarda çökme gözle görülür hale gelir.
Eğer diş eksikliğiniz veya aşınmış dişleriniz varsa, alttaki iskelet desteği bozuk demektir. Temel bozukken yapılan botoks veya dolgu, yapay ve yetersiz durur. Önce dişlerle yüzün çatısını kurmak, gerekirse sonra estetik dokunuşlar yapmak en doğrusudur.
Özetle; dişsizlik yüz şeklini değiştirir ve bu değişim her zaman “yaşlanma” yönündedir. Ancak bu kaderiniz değildir. Doğru planlanmış bir protez veya implant tedavisi ile sadece çiğneme fonksiyonunuzu değil, gençliğinizi de geri kazanabilirsiniz.
Yüzünüzdeki değişimi analiz etmek ve size özel “Dental Facelift” seçeneklerini öğrenmek için İstanbul En İyi Diş Doktoru kadrosuyla hizmet veren Dt. Özlem Özcan kliniğinden randevu alabilirsiniz. Gülüşünüz gençleşsin, ruhunuz gençleşsin.
Diş kaybının yüz estetiğine etkisi hakkında daha fazla akademik bilgi için NCBI – Consequences of Tooth Loss makalesini inceleyebilirsiniz.