

Sabah uyandığınızda yüz kaslarınızda tarif edilemeyen bir yorgunluk, şakaklarınızda zonklayan bir baş ağrısı veya dişlerinizde sızlama hissediyor musunuz? Eğer cevabınız “evet” ise, siz farkında olmasanız bile, gece boyunca dişleriniz büyük bir savaş veriyor olabilir. Modern şehir hayatının getirdiği stresin, uyku sırasındaki en yıkıcı yansıması olan “Bruksizm” (Diş Gıcırdatma), diş minenizi bir zımpara gibi aşındırır. Bu sessiz tehlikeye karşı elimizdeki en güçlü savunma mekanizması ise doğru ve düzenli Gece Plağı Kullanımı sürecidir.
Birçok hasta, diş hekimi “Gece plağı kullanmalısınız” dediğinde bunu erteleme eğilimindedir. “Alt tarafı dişlerimi sıkıyorum, ne olabilir ki?” diye düşünülebilir. Ancak insan çenesi, gece uykusunda bilinç devre dışı kaldığında, normal çiğneme kuvvetinin 10 katına kadar çıkabilen bir basınç uygular. Bu basınç, zamanla dişlerin boyunu kısaltır, çatlaklara yol açar ve çene ekleminde geri dönüşü olmayan hasarlar bırakır. Gayrettepe’de hizmet veren Dt. Özlem Özcan, bu kapsamlı rehberde; basit bir koruyucunun nasıl büyük cerrahi operasyonların önüne geçebileceğini, market ürünleri ile profesyonel plaklar arasındaki farkı ve ideal Gece Plağı Kullanımı rutinlerini anlatıyor.
Sorunun çözümüne (plağa) geçmeden önce, kaynağını anlamak gerekir. Tıbbi adıyla Bruksizm, genellikle uyku sırasında (bazen gün içinde de) dişlerin istemsizce sıkılması veya gıcırdatılmasıdır.
Stres, bu mekanizmanın bir numaralı tetikleyicisidir. Gün içinde patronunuza, trafiğe veya ekonomik durumlara sinirlenip içinize attığınızda, vücudunuz bu stresi gece uyurken çene kaslarını (Masseter ve Temporal kaslar) kasarak dışa vurur. İstanbul gibi metropollerde yaşayan, yoğun çalışan beyaz yakalı hastalarda bu durum neredeyse standart bir yaşam tarzı hastalığı haline gelmiştir.
Daha detaylı bilgi için bağımsız kaynak olan Vikipedi: Bruksizm sayfasını inceleyebilirsiniz; stres ve anksiyetenin kaslar üzerindeki etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Gece plağı (oklüzal splint), şeffaf, genellikle sert veya yarı sert akrilikten üretilen, üst veya alt dişlerin üzerine oturan kişiye özel bir apareydir.
Peki, sadece dişin üzerine takılan bir plastik, nasıl oluyor da bu kadar büyük bir sorunu çözüyor? İşte Gece Plağı Kullanımı ile devreye giren 3 mekanizma:
Dişlerinizi sıktığınızda, üst dişler ile alt dişler birbirine temas eder. Mine mineye sürter. Mine vücudun en sert dokusudur ama elmasın elması çizmesi gibi, birbirlerini aşındırırlar. Gece plağı, bu iki sert dokunun arasına girer. Siz yine sıkarsınız, ancak dişleriniz plağı sıkıştırır. Plak aşınır ama dişiniz sağlam kalır.
Bu en kritik etkidir. Dişleriniz mükemmel bir “anahtar-kilit” ilişkisi içindedir (oklüzyon). Beyniniz, dişleri tam kilitlediği noktada sıkmayı sever. Gece plağı taktığınızda, dişlerin kapanış yüksekliği 1-2 mm değişir. Bu küçük değişiklik, çene kaslarının ezberini bozar. Kaslar “eski sıkma pozisyonunu” bulamaz ve bir süre sonra sıkma gücünü azaltarak gevşemeye başlar. Düzenli Gece Plağı Kullanımı, bu yüzden sabahları daha dinç uyanmanızı sağlar.
Çene eklemi (TME), kafatasına çok yakın hassas bir noktadır. Aşırı sıkma, eklem içindeki diski sıkıştırır ve zamanla “klik” sesleri gelmesine veya çene kilitlenmesine yol açar. Plak, eklem aralığını bir miktar açarak eklem üzerindeki baskıyı alır.
Hastalarımız bazen “İnternette veya eczanede satılan, sıcak suda yumuşatılıp takılan plakları kullansam olur mu?” diye sorarlar.
Cevap, Dt. Özlem Özcan’ın klinik tecrübesine göre net bir “HAYIR”dır. Neden mi?
Çünkü “Boil and Bite” (Kaynat ve Isır) denilen hazır plaklar:
Etkili bir Gece Plağı Kullanımı için, plağın mutlaka diş hekimi tarafından ölçü alınarak, laboratuvarda, sert ve dişlerinize mikron hassasiyetinde uyumlu şekilde üretilmesi gerekir.
Plağınızı teslim aldınız. Şimdi ne olacak? İlk birkaç gece zor geçebilir ama pes etmemelisiniz. İşte alışma sürecinizi kolaylaştıracak taktikler:
Vücudunuz ağza giren yabancı bir cismi ilk başta reddedebilir. Tükürük salgınız artabilir veya dişlerinizde sabahları hafif bir sızı olabilir. Bu, dişlerin “yerini bulma” çabasıdır ve geçicidir.
İpucu: Eğer plağınızla uyumakta çok zorlanıyorsanız, akşamları televizyon izlerken veya kitap okurken (uyumadan 1-2 saat önce) takarak beyninizi alıştırın. Böylece yatağa girdiğinizde vücudunuz onu kabullenmiş olur.
Plağı takarken ön dişlerden başlayıp arka dişlere doğru parmaklarınızla nazikçe bastırın. Asla dişlerinizle ısırarak “yerine oturtmaya” çalışmayın; bu plağı kırabilir veya dişinizi zedeleyebilir.
Çıkarırken ise arka azı dişlerinden tırnağınızla hafifçe kaldırarak iki taraflı dengeli bir şekilde çekin.
Gece Plağı Kullanımı kadar temizliği de önemlidir. Plak, ağzınızdaki bakterilerle kaplanır.
Bazı hastalarımızda kas gücü o kadar yüksektir ki, plak tek başına yeterli olmaz veya hasta plağı kırar. Bu durumlarda “Masseter Botoksu” devreye girer.
Çene köşesindeki Masseter kasına yapılan botoks, kası geçici olarak zayıflatır. Sıkma kuvveti düşer.
Ancak botoks dişleri korumaz; sadece kası gevşetir. Dişleri fiziksel sürtünmeden koruyan şey yine plaktır.
Bu yüzden Dt. Özlem Özcan, ileri seviye bruksizm vakalarında Gece Plağı Kullanımı ile Masseter Botoksunu kombine (birlikte) uygular. Bu, “Altın Standart” tedavi protokolüdür.
Kliniğimizin bulunduğu Gayrettepe bölgesi, İstanbul’un iş dünyasının kalbidir. Plazalarda çalışan, sürekli deadline (teslim tarihi) stresi yaşayan, yoğun trafikle boğuşan hastalarımızda bruksizm oranı %80’lere varmaktadır.
Bu bir “Beyaz Yakalı Hastalığı” gibidir. Stresi yok edemeyebiliriz (işinizi veya şehri değiştiremezsiniz) ama stresin vücudunuza verdiği zararı Gece Plağı Kullanımı ile durdurabiliriz.
Kliniğimize geldiğinizde dijital veya konvansiyonel ölçüleriniz alınır ve genellikle 2-3 gün içinde plağınız teslim edilir. Yani bu korumaya ulaşmak, yoğun programınızda size zaman kaybettirmez.
Hayır, gece plağı bir ortodontik tedavi (tel tedavisi) aracı değildir. Dişleri hareket ettirmez veya çapraşıklığı düzeltmez. Amacı mevcut dişleri olduğu yerde korumak ve kasları gevşetmektir. Eğer dişlerinizin düzelmesini istiyorsanız şeffaf plak (telsiz tedavi) farklı bir prosedürdür.
Bruksizm genellikle stresle bağlantılı olduğu için dönemsel olabilir. Stresli dönemlerinizde (sınav, proje teslimi vb.) düzenli Gece Plağı Kullanımı şarttır. Ancak stresiniz azaldığında hekim kontrolünde ara verebilirsiniz. Yine de porselen kaplamaları olan hastaların, risk almamak adına sürekli kullanmasını öneriyoruz.
Profesyonelce hazırlanmış bir gece plağında bu risk sıfırdır. Plak, dişlerinize “çıt” diye oturacak sıkılıkta yapılır. Uykuda ağzınızdan düşmez veya boğazınıza kaçmaz. Bu risk sadece uyumu bozuk, hazır satılan standart plaklarda olabilir.
Eğer plağınız delindiyse, bu iyi bir haberdir! Bu, o delinmeye sebep olan kuvvetin dişinize değil, plastiğe geldiğini gösterir. Plağınız görevini yapmıştır. Ancak delik bir plak, diş dengesini bozabilir. Bu yüzden delindiği veya kırıldığı anda yenilenmesi gerekir. Ortalama bir plağın ömrü, sıkma şiddetinize göre 6 ay ile 2 yıl arasındadır.
Diş gıcırdatma, sabahları ağrıyla uyanmanıza ve gün boyu enerjinizin düşük olmasına neden olan bir yaşam kalitesi hırsızıdır. Ancak çözümü sandığınızdan çok daha basittir. Doğru planlanmış bir Gece Plağı Kullanımı, sadece dişlerinizi değil; uykunuzu, gülüşünüzü ve genel sağlığınızı korur.
Kendi dişlerinizden daha değerli bir mücevheriniz yok. Onların birbirini yok etmesine izin vermeyin. Gayrettepe’deki kliniğimizde, size özel hazırlanacak “görünmez kalkanınız” ile huzurlu uykulara ve ağrısız sabahlara merhaba deyin.
Ölçü ve muayene randevusu oluşturmak, diş gıcırdatma sorununuzdan kurtulmak için hemen bizimle iletişime geçin.
Detaylı bilgi ve randevu için: https://www.dtozlemozcan.com/iletisim/