

Diş hekimliğinde hareketli protez denilince akla ilk gelen görüntü; pembe, sert, ağır ve dişlere tutunmak için gri metal kancaları olan “klasik damak”lardır. Yıllarca hastalarımız bu metal kancaların estetiği bozmasından, protezin ağırlığından ve lavaboya düştüğünde cam gibi kırılmasından şikayet ettiler. Ancak teknoloji, polimer kimyasındaki gelişmelerle birlikte diş hekimliğine devrim niteliğinde bir malzeme hediye etti: Deflex (Termoplastik) Protezler.
Halk arasında “kırılmaz diş”, “bükülebilen damak” veya “kancasız protez” olarak bilinen Deflex sistemler, konfor ve estetiği bir araya getiriyor. Peki, bu esnek mucize herkes için uygun mu? Gerçekten hiç kırılmaz mı?
Bu kapsamlı rehberde, Şişli Diş Hekimi Dt. Özlem Özcan olarak, Deflex protezlerin kimyasını, hastalarımıza sunduğu benzersiz avantajları ve tedaviye karar vermeden önce bilmeniz gereken tüm teknik detayları masaya yatırıyoruz.
Geleneksel protezler “Polimetil Metakrilat” (PMMA) adı verilen sert bir akrilikten yapılır. Deflex ise “Polyamid” (Naylon türevi) bazlı, yüksek ısıda enjekte edilerek şekillendirilen yarı-kristal bir termoplastik malzemedir.
Bu kimyasal fark, proteze şu karakteri kazandırır: Sert değil, Yarı-Esnek.
Yani ağzınızdaki dokularla (yanak, dil, damak) birlikte hareket edebilen, darbeleri emen ve ışığı geçirgenliği sayesinde diş etinin doğal rengini yansıtan bir yapıya sahiptir.
Hastalarımızın Deflex sistemini tercih etmesindeki en büyük etkenler şunlardır:
Klasik protezler yere düştüğünde porselen tabak gibi parçalanabilir. Deflex protezler ise moleküler yapısı sayesinde darbeyi emer. Elinizden düşürdüğünüzde kırılmaz, sadece esner ve eski haline döner. Bu özellik, özellikle el becerisi azalmış yaşlı hastalarımız için büyük bir güvenlik sağlar.
En büyük estetik avantaj budur. Klasik protezlerdeki gri metal kroşeler yerine, Deflex protezlerde diş eti renginde pembe kancalar kullanılır. Bu kancalar protezin kendi gövdesinin devamıdır. Güldüğünüzde dişlerinizin üzerinde metal değil, sadece doğal diş eti görünür.
Malzemenin dayanıklılığı çok yüksek olduğu için, klasik protezlere göre çok daha ince (yaklaşık %30-40 daha ince) üretilebilir. Ayrıca özgül ağırlığı düşüktür. Ağızda “kocaman bir kütle” varmış hissi yaratmaz, konuşmayı daha az etkiler.
Deflex malzemesi tam opak (koyu) değildir, yarı şeffaftır. Bu sayede alttaki kendi diş etinizin rengini yansıtır (Bukalemun etkisi). Damar yapısını gösterdiği için yapay durmaz, ağızla bütünleşir.
Klasik protezlerde kullanılan “Monomer” maddesi, bazı hassas bünyelerde alerjik reaksiyonlara (kızarıklık, kaşıntı) neden olabilir. Deflex protezlerde monomer ve metal bulunmaz. Biyouyumluluğu en yüksek materyallerden biridir.
Her protez türü gibi Deflex de herkese uygun değildir. En ideal kullanım alanları şunlardır:
Dürüst bir hekim yaklaşımıyla, bu malzemenin sınırlarını da bilmeniz gerekir. Deflex bir mucize değildir:
Bu malzemenin kimyasal yapısı, üzerine yeni bir şeyin yapışmasına izin vermez.
Örnek: Deflex protez kullanırken kendi ana dişlerinizden birini daha çektirirseniz, bu proteze yeni bir diş eklenemez (veya çok zordur). Genellikle protezin tamamen yenilenmesi gerekir. Klasik akrilik protezlerde ise diş eklemek çok kolaydır.
Zamanla kemik erimesi olduğunda protez bollaşır. Klasik protezlerin içi doldurulup (besleme yapılıp) uyumlanır. Ancak Deflex protezlere besleme yapılamaz. Bollaştığında yenisini yaptırmanız gerekir.
Yüzeyi klasik akriliğe göre biraz daha yumuşak olduğu için, yanlış temizlenirse (sert fırça ile) çizilmeye daha müsaittir. Çizilen yüzeyler zamanla çay/kahve ile renk değiştirebilir. (Bkz: Protez Diş Temizliği).
Hastalarımız genellikle bu ikisi arasında kalır. Karşılaştıralım:
Deflex protezler, klasik metal kancalı protezlerden biraz daha maliyetli, ancak hassas bağlantılı (çıtçıtlı) protezlerden ve implantlardan daha ekonomiktir. Fiyatlar diş sayısına ve çene yapısına göre değişir. Güncel bilgiler için Hareketli Protez Diş Fiyatları sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Esnek protezinizi uzun yıllar kullanmak için:
Evet, yiyebilirsiniz. Ancak malzemenin esnek olması nedeniyle çok sert gıdalarda (örneğin fındık kırmak gibi) protez hafifçe esneyip diş etine baskı yapabilir. Çiğneme etkinliği klasik sert protezlere göre bir tık daha az hissedilebilir.
Ortalama kullanım ömrü 3 ila 5 yıldır. Bu süre sonunda malzeme yorulabilir, renk değiştirebilir veya çene kemiğinizdeki değişim nedeniyle uyumu bozulabilir. Tamir edilemediği için yenilenmesi önerilir.
Teorik olarak yapılabilir ancak tavsiye edilmez. Total protezlerin tutuculuğu için “rijitlik” (sertlik) gerekir. Esnek bir damak, tam dişsiz ağızda vakum etkisini bozabilir. Deflex genellikle kısmi (parsiyel) diş eksikliklerinde daha başarılıdır.
Malzemenin kendisi koku yapmaz ve sıvı emilimi çok düşüktür. Ancak yüzeyinde çizikler oluşursa ve iyi temizlenmezse bakteri birikimi kokuya neden olabilir. Düzenli tablet kullanımı ile bu sorun yaşanmaz.
Deflex protezlerin özellikleri, estetik ve konforu ön planda tutan hastalar için harika bir alternatiftir. Metal kancaların yarattığı “yaşlılık” algısını yıkar ve genç, dinamik bir gülüş sunar. Ancak uzun vadeli bir çözüm arıyorsanız ve ağız yapınızın (diş çekimi vb.) değişme ihtimali varsa, bu sistemin tamir kısıtlamalarını göz önünde bulundurmalısınız.
Hangi protez türünün sizin yaşam tarzınıza uygun olduğunu belirlemek için İstanbul En İyi Diş Hekimi kadrosuyla hizmet veren Dt. Özlem Özcan kliniğinden randevu alabilirsiniz. Gülüşünüz esnek, kararlarınız net olsun.
Termoplastik protez materyalleri hakkında daha fazla teknik bilgi için PubMed – Flexible Dentures Pros and Cons makalesini inceleyebilirsiniz.