

Diş hekiminden randevu aldınız, bekleme salonunda oturuyorsunuz. Kalbiniz biraz hızlı çarpıyor, elleriniz terliyor. İsminiz okundu, koltuğa oturdunuz. Hekiminiz muayeneye başlarken veya iğne yaparken birdenbire mideniz bulanmaya başladı, etrafınızdaki sesler boğuklaştı, gözlerinizin önü karardı ve kendinizi boşlukta hissettiniz… Gözünüzü açtığınızda koltuk geriye yatırılmış ve hekiminiz başınızda bekliyor.
Bu senaryo size tanıdık geldi mi? Veya bu korku yüzünden dişçiye gitmekten kaçınıyor musunuz? Endişelenmeyin, yalnız değilsiniz. Tıp literatüründe Senkop (Bayılma) olarak adlandırılan bu durum, diş hekimliği kliniklerinde en sık karşılaşılan acil durumdur. Ve sanılanın aksine, bu durum sadece “korkak” olanların başına gelmez; en güçlü, en dayanıklı görünen bireyler bile fizyolojik bir refleks sonucu bayılabilir.
Bu kapsamlı rehberde, Şişli Diş Hekimi Dt. Özlem Özcan olarak, koltukta neden bayıldığınızı (Vazovagal Senkop), vücudunuzun bu “sigortayı” neden attırdığını ve bunu önlemek için neler yapabileceğinizi tüm bilimsel ve rahatlatıcı detaylarıyla anlatacağım.
Bayılma, beyne giden kan akışının geçici olarak azalması sonucu oluşan kısa süreli bilinç kaybıdır. Diş hekimliğinde görülen bayılmaların %90’ı Vazovagal Senkop türündedir.
Vücudumuzda “Savaş ya da Kaç” (Sempatik Sistem) ve “Dinlen ve Sindir” (Parasempatik Sistem) olmak üzere iki ana sinir sistemi vardır.
Korku veya ağrı anında vücut önce adrenalin salgılar (kalp hızlanır). Ancak bazı kişilerde vücut bu aşırı uyarılmaya ters bir tepki verir ve aniden “Vagus Siniri”ni devreye sokar.
Sonuç:
Yani bayılmak, beynin kendini korumak için sizi yere yatırıp kan akışını sağlama yöntemidir.
Bu durumun tek suçlusu “korku” değildir. Fizyolojik faktörler de en az psikolojik faktörler kadar etkilidir.
İğne korkusu (Trypanophobia), kan görme veya aletlerin sesi, bilinçaltında tehdit olarak algılanır. Bu stres, vagus sinirini tetikleyen en büyük etkendir. Genellikle genç erkeklerde, duygularını bastırmaya çalıştıkları için daha sık görülür.
Hastalarımızın yaptığı en büyük hatalardan biri, “midem bulanır” veya “anestezi yapılacak” düşüncesiyle aç gelmektir. Düşük kan şekeri, stresle birleştiğinde bayılmayı garantiler. (Not: Sedasyon/Genel Anestezi hariç, lokal anestezi için tok gelinmelidir).
Uzun süren bir işlemden sonra koltuktan aniden kalkmak, kanın beyinden aşağı hücum etmesine ve baş dönmesine neden olabilir.
Kliniğin çok sıcak olması, “dişçi kokusu” veya kalabalık, hassas bireylerde tetikleyici olabilir.
Senkop, genellikle “geliyorum” der. Eğer koltukta otururken şunları hissederseniz, hemen hekiminizi uyarın:
Bu belirtileri hissettiğiniz an “Fenalaşıyorum” demeniz yeterlidir. Hekiminiz işlemi durdurup gerekli manevrayı yapacaktır.
Biz diş hekimleri, senkop yönetimi konusunda eğitimliyiz. Bayılma anında panik yapmayız, çünkü ne yapacağımızı biliriz:
Bu tatsız tecrübeyi yaşamamak için randevunuza şu hazırlıklarla gelin:
Randevudan önce mutlaka hafif ama doyurucu bir şeyler yiyin. Kan şekerinizin dengede olması, vücudunuzun strese dayanıklılığını artırır.
Hekiminizden utanmayın. “Ben iğneden korkuyorum” veya “Daha önce bayılmıştım” demekten çekinmeyin. Hekiminiz bunu bildiğinde:
Beklemek stresi artırır. Günün erken saatlerinde, vücut direnciniz yüksekken ve bekleme salonunda gerilmeden tedavi olmak en iyisidir.
Boğazınızı sıkan kravat, dar yaka veya göğsünüzü sıkan kıyafetler yerine rahat giysiler tercih edin.
Eğer korkunuz kontrol edilemeyecek boyuttaysa ve “Bayılmaktan korktuğum için bayılıyorum” diyorsanız, teknolojiden yardım almalısınız.
Sedasyon (Bilinçli Uyku) yöntemi ile damar yolundan verilen rahatlatıcı ilaçlar sayesinde, işlem sırasında derin bir “çakırkeyiflik” ve rahatlama yaşarsınız. Korku, stres ve bayılma refleksi tamamen ortadan kalkar.
Genellikle hayır. Vazovagal senkop (basit bayılma), vücudun kendini koruma mekanizmasıdır ve yatay pozisyona geçince hızla düzelir. Tehlike, düşme sırasında başın çarpılmasıdır ki dişçi koltuğunda zaten oturur/yatar pozisyonda olduğunuz için bu risk yoktur.
Hastalar bayılmayı “alerji” sanır ama gerçek anestezi alerjisi (Anafilaksi) çok çok nadirdir. Bayılmaların %99’u iğnenin ilacından değil, “iğne korkusundan” kaynaklanır. Alerji olsaydı kaşıntı, döküntü ve nefes darlığı eşlik ederdi.
Bilinci tam açılmadan asla su verilmemelidir, genzine kaçabilir. Hasta tamamen kendine geldikten, rengi yerine geldikten sonra meyve suyu veya su verilebilir.
Hayır. Panik atakta kalp çarpıntısı, hızlı nefes alma (hiperventilasyon) ve “ölecekmiş hissi” olur ama genellikle bilinç kaybı olmaz. Senkopta ise nabız yavaşlar ve bilinç kapanır. Hekiminiz bu ayrımı kolayca yapar.
Diş hekimi koltuğunda bayılmak utanılacak bir durum değildir. Bu, vücudunuzun aşırı yüke verdiği insani bir tepkidir. Biz diş hekimleri için bu, yönetilmesi gereken rutin bir durumdur.
Korkularınızı anlamayan bir yerde tedavi olmaya çalışmak yerine, sizi dinleyen, endişelerinize saygı duyan ve sedasyon gibi modern çözümler sunan İstanbul En İyi Diş Hekimi olarak hizmet veren Dt. Özlem Özcan kliniğine başvurabilirsiniz. Gelin, korkularınızı birlikte yenelim.
Diş hekimliğinde acil durumlar ve senkop yönetimi hakkında daha fazla bilimsel bilgi için NCBI – Management of Syncope in Dental Office makalesini inceleyebilirsiniz.