

Hamilelik haberiyle birlikte hayatınızda yepyeni bir dönem başlar. Yediğinizden içtiğinize, uyku düzeninizden kullandığınız ilaçlara kadar her şeye “bebeğim için zararlı mı?” filtresiyle bakarsınız. Bu hassas dönemde yaşayabileceğiniz şiddetli bir diş ağrısı ise tam bir kabusa dönüşebilir. Diş hekimine gittiğinizde duyacağınız “Röntgen çekmemiz lazım” cümlesi, içinizde büyük bir korku yaratabilir: “Ya radyasyon bebeğime zarar verirse?”
Bu korku son derece anlaşılabilir bir annelik içgüdüsüdür. Ancak bilimsel gerçekler, kulaktan dolma bilgilerden çok farklıdır. Tedavi edilmeyen bir diş enfeksiyonunun kana karışarak bebeğe ulaşma riski, modern diş röntgeninin riskinden çok daha yüksektir.
Bu kapsamlı rehberde, Şişli Diş Hekimi Dt. Özlem Özcan olarak; hamilelikte diş röntgeni ile ilgili tüm tabuları yıkacak, hangi durumlarda güvenli olduğunu, alınan radyasyon miktarının gerçek boyutunu ve bebeğinizi korumak için uyguladığımız “Çifte Koruma” protokollerini anlatacağım.
Kısa cevap: Gerekli önlemler alındığında, EVET.
Amerikan Kadın Doğum Uzmanları ve Jinekologlar Koleji (ACOG), hamilelik sırasında ağız sağlığı, diş temizliği ve gerekirse röntgen dahil olmak üzere tanısal görüntülemenin güvenli olduğunu belirtmektedir. Neden mi?
Diş röntgenlerinde X-ışını demeti sadece ağız bölgesine odaklanır. Karın bölgesi (uterus ve bebek), ışın alanının çok uzağındadır. Ayrıca modern cihazlarda “Kolimatör” denilen parçalar, ışının dağılmasını engelleyerek sadece dişe gitmesini sağlar.
Hamile hastalarımızda standart prosedür olarak, karın bölgesini tamamen kapatan ağır kurşun önlükler ve boyun bölgesini koruyan tiroid koruyucular kullanırız. Bu önlükler, ortamda oluşabilecek en ufak bir “saçılan radyasyonu” (scatter radiation) bile bloke eder. Bebek, kurşun bir duvarın arkasında güvendedir.
Eski tip filmlerin aksine, kliniğimizde kullandığımız dijital sensörler, görüntü almak için %90 daha az radyasyona ihtiyaç duyar. (Bkz: Diş Röntgeni Radyasyonu Tehlikeli mi?).
Endişenizi gidermek için bilimsel bir kıyaslama yapalım. Radyasyon birimi “Mikrosievert” ($\mu Sv$) olarak ölçülür. Bebeğin zarar görmesi için gereken dozajın (Teratojenik doz) 50.000 $\mu Sv$ üzerinde olduğu kabul edilir.
Yani; hamilelikte uçağa binmekten korkmuyorsanız, kurşun önlükle çekilen tek bir diş filminden korkmanız için bilimsel bir sebep yoktur. Bebeğe zarar verecek seviyeye ulaşmak için binlerce kez art arda film çekilmesi gerekir ki bu pratikte imkansızdır.
Röntgen güvenli olsa da, diş hekimliğinde tedavileri planlarken hamileliğin evresine göre hareket ederiz:
Bebeğin organ gelişiminin (organogenez) en hızlı olduğu dönemdir. Düşük riski bu dönemde daha yüksektir.
Yaklaşım: Acil olmayan işlemler ve röntgenler ertelenir. Ancak şiddetli ağrı ve enfeksiyon varsa, enfeksiyonun riski daha büyük olduğu için kurşun önlükle müdahale edilir.
Bebek gelişimi stabildir, anne adayı fiziksel olarak rahattır.
Yaklaşım: En güvenli dönemdir. Dolgu, kanal tedavisi ve diş çekimi gibi işlemler ile gerekli röntgenler bu dönemde güvenle yapılabilir.
Bebek büyümüştür, anne adayı diş koltuğunda uzun süre sırtüstü yatamaz (Vena Cava sendromu riski).
Yaklaşım: Sadece çok acil işlemler yapılır, keyfi tedaviler doğum sonrasına ertelenir.
Birçok anne adayı röntgenden kaçarken, asıl büyük tehlikeyi gözden kaçırır: Diş Eti Hastalıkları ve Çürükler.
Hamilelikte artan hormonlar (Progesteron ve Östrojen), diş etlerini bakterilere karşı savunmasız hale getirir. “Hamilelik Gingivitisi” denilen diş eti kanamaları sık görülür.
Bilimsel Gerçek: Tedavi edilmeyen kronik diş eti enfeksiyonları (Periodontitis), vücutta “Prostaglandin” salgılanmasına neden olur. Bu madde, rahim kasılmalarını tetikleyebilir. Araştırmalar, ağız enfeksiyonu olan annelerde Erken Doğum (Prematüre) ve Düşük Doğum Ağırlığı riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir.
Yani; röntgen çektirip o enfeksiyonu tedavi ettirmek, aslında bebeğinizi korumanın en etkili yoludur.
Kliniğimize gelen bir anne adayı için uyguladığımız güvenlik protokolü şöyledir:
Panik yapmayın. Diş röntgenindeki dozaj o kadar düşüktür ki (eşik değerin çok altındadır), tek bir filmin bebeğe zarar verme ihtimali neredeyse sıfırdır. Yine de içinizin rahat etmesi için Kadın Doğum uzmanınızı bilgilendirmeniz önerilir.
Evet, kesinlikle güvenlidir. Röntgen ışınları anne sütünde birikmez, sütü radyoaktif yapmaz. Film çekildikten hemen sonra bebeğinizi güvenle emzirebilirsiniz. Sütü sağmaya veya atmaya gerek yoktur.
Genellikle hamilelikte sadece sorunlu dişi görmek için “Periapikal” denilen küçük filmleri tercih ederiz. Bu, radyasyon alanını ve miktarını minimumda tutar. Panoramik röntgen (tüm çene) sadece çok gerekli acil durumlarda ve yine tam koruma ile çekilir.
Evet. Diş hekimliğinde kullanılan lokal anestezikler (örneğin Lidokain), plasentadan geçse bile bebeğe zarar vermeyen güvenli gruptadır. Ağrı çekmek anne ve bebek için daha büyük strestir. Adrenalin içermeyen veya düşük dozlu anestezikler tercih edilir.
Özetle; hamilelikte diş röntgeni çektirilebilir mi? Evet, doğru zamanda ve doğru korumayla çektirilebilir. Diş hekiminiz ve kadın doğum uzmanınız bir takım olarak çalışır ve hem sizin hem de bebeğinizin sağlığını en ön planda tutar.
Hamilelik öncesi veya sırasında güvenli bir diş kontrolü yaptırmak, olası riskleri değerlendirmek için Dt. Özlem Özcan kliniğinden randevu alabilirsiniz. Sağlıklı anne, sağlıklı bebek demektir.
Gebelikte diş tedavisi ve radyasyon güvenliği hakkında Amerikan Jinekologlar Birliği’nin resmi görüşü için ACOG – Oral Health Care During Pregnancy sayfasını inceleyebilirsiniz.