

Kemik tozu veya dental greft, çene kemiğindeki eksik hacmi yeniden oluşturmak ya da iyileşme sırasında alanı korumak için kullanılan parçacıklı veya blok biçimli biyomateryaldir. Halk arasında “kemik tozu” denilse de her ürün aynı kaynaktan gelmez ve materyal tek başına hazır, canlı bir kemik parçası gibi davranmaz. Greft; kan pıhtısının korunmasına, hücrelerin ilerleyebileceği bir iskele oluşmasına ve bazı türlerde kemik yapımını uyaran biyolojik süreçlere katkıda bulunur. Zamanla yeni kemik oluşurken materyalin bir kısmı çözünür, bir kısmı daha uzun süre hacim koruyabilir.
Greft her implant hastasında gerekli değildir. İmplant doğru konumda bütünüyle yeterli kemikle çevrelenebiliyorsa ek materyal kullanılmayabilir. Diş çekimi sonrası soketin korunması, implant çevresindeki lokal kemik açığı, yatay veya dikey kret kaybı ve sinüs tabanı yükseltme gibi durumlarda greft düşünülebilir. Hangi türün ve miktarın uygun olduğu; eksikliğin biçimi, yumuşak doku, kanlanma, implantın aynı seansta yerleştirilip yerleştirilemeyeceği ve kişinin iyileşme risklerine göre belirlenir.
Greft, vücudun bir bölgesindeki doku eksikliğini onarmaya yardımcı olmak için yerleştirilen biyolojik veya sentetik materyalin genel adıdır. Dental alanda parçacıklı granüller sık kullanıldığı için “kemik tozu” ifadesi yaygındır; ancak blok greft, ince kemik parçaları, macun benzeri taşıyıcılar ve farklı gözenek yapısına sahip sentetik materyaller de bulunur. Ürünün fiziksel biçimi, cerrahi alanda nasıl sabitleneceğini ve hacmi ne kadar süre koruyabileceğini etkiler.
Yeni kemik oluşması için yalnız materyal yeterli değildir. Greftin çevresinde kan pıhtısı stabil kalmalı, damarlar bölgeye ilerleyebilmeli, yumuşak doku yarayı gerilimsiz kapatmalı ve alan çiğneme basıncından korunmalıdır. Mevcut kemik duvarları hücre ve damar kaynağı sağlar. Bu nedenle çevresi kemikle sınırlı küçük bir soket defekti ile dikey yönde büyük hacim oluşturulması gereken açık bir alan aynı öngörülebilirliğe sahip değildir.
Greftin üç temel biyolojik özelliği konuşulur. Osteokondüksiyon, materyalin yeni kemik gelişimi için iskele oluşturmasıdır. Osteoindüksiyon, öncü hücrelerin kemik yapan hücrelere dönüşmesini uyaran sinyallerle ilişkilidir. Osteogenez ise nakledilen canlı kemik hücrelerinin doğrudan katkısını ifade eder ve en çok hastanın kendisinden alınan taze kemikle ilişkilendirilir. Her ürün bu özelliklerin tümünü aynı düzeyde taşımaz.
İçerik Dt. Özlem Özcan tarafından hazırlanmış ve dental açıdan değerlendirilmiştir.
Diş çekimi sonrasında kökü çevreleyen alveol kemiğinde doğal bir yeniden şekillenme başlar. Soket zamanla hem genişlik hem yükseklik kaybedebilir. İleride implant düşünülüyorsa çekim anında soket koruma işlemi, hacim kaybını sınırlamaya yardımcı olabilir. Bu işlem çekim sonrası bütün değişimi durdurmaz ve implant gereksinimini otomatik olarak karşılamaz; sonraki iyileşmede kalan kemik yeniden değerlendirilir.
İmplant yerleştirildiğinde implant yüzeyinin bir kısmı kemik dışında kalıyorsa lokal greftleme yapılabilir. İnce dış duvar, fenestrasyon veya dehisens adı verilen açıklıklar parçacıklı greft ve bariyer membranla yönetilebilir. İmplantın başlangıç stabilitesi yeterli ve defekt uygun yapıdaysa işlem aynı seansta yapılabilir. Açığın büyük olması veya implantın doğru konumda stabil kalamaması durumunda önce kemik artırımı, sonra implant tercih edilebilir.
Uzun süreli diş eksikliğinde çene kreti yatay olarak daralabilir. İmplant için yeterli genişlik yoksa yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu, blok greft, kret genişletme veya başka teknikler değerlendirilebilir. Dikey kemik kaybı daha karmaşık ve komplikasyon riski daha yüksek bir alandır; partiküllü greftin tek başına üst üste yığılması stabil hacim oluşturmaz. Titanyum destekli membran, mesh, blok veya farklı ileri cerrahi yöntemler gerekebilir.
Üst arka çenede sinüs tabanı implant bölgesine yakınsa greft, sinüs zarı altında oluşturulan alanı desteklemek için kullanılabilir. Sinüs lifting kapalı veya açık yaklaşımla yapılabilir ve greft ihtiyacı tekniğe göre değişir. Alt çenede sinir kanalı, üst çenede burun tabanı ve sinüs gibi anatomik yapılar kemik artırımı kararında dikkate alınır.
Periodontal hastalık nedeniyle diş çevresinde oluşan bazı kemik defektlerinde rejeneratif greftleme düşünülebilir. Her kemik kaybı yeniden büyütülemez; defektin duvar sayısı, plak kontrolü, dişin hareketliliği ve hastalığın kontrolü önemlidir. Kist veya başka bir lezyon çıkarıldıktan sonra kalan boşluklarda da greft kullanılabilir; küçük ve iyi çevrelenmiş boşluklar bazen kendiliğinden iyileşebilir. Gereklilik, patoloji ve boyuta göre değerlendirilir.
Otogreft, hastanın kendi vücudundan alınan kemiktir. Ağız içinde çene ucu, alt çenenin arka kısmı veya implant çevresinden elde edilen kemik kullanılabilir; daha büyük ihtiyaçlarda ağız dışı verici alanlar gündeme gelebilir. Kendi kemiği canlı hücreler ve biyolojik sinyaller içerebilir, ancak ikinci bir cerrahi saha, ek ağrı ve sınırlı miktar gibi dezavantajları vardır. Parçacıklı olarak veya blok şeklinde kullanılabilir ve başka materyallerle karıştırılabilir.
Allogreft, insan donörden elde edilen ve doku bankasında işlenen grefttir. Ürünler mineralize, demineralize veya karışık yapıda olabilir. Donör taraması ve işleme süreçleri enfeksiyon aktarım riskini çok düşük düzeye indirmeyi amaçlar; hasta ürünün kaynağı ve düzenleyici izlenebilirliği hakkında bilgilendirilmelidir. Allogreft ikinci cerrahi saha gereksinimini azaltabilir, fakat ürünün biyolojik davranışı işleme yöntemine göre değişir.
Ksenogreft, başka bir canlı türünden elde edilen ve organik bileşenleri işlenerek uzaklaştırılan mineral iskeletidir. Sığır kaynaklı ürünler dental cerrahide yaygın örnektir; domuz veya başka kaynaklar da bulunabilir. Yavaş çözünmesi hacmi uzun süre korumaya yardımcı olabilir. Buna karşılık yeni oluşan kemik içinde bir miktar materyal parçacığı uzun süre kalabilir. Dini, etik veya kişisel hassasiyetler varsa kaynak işlemden önce sorulmalıdır.
Alloplastik greftler sentetik olarak üretilir. Beta-trikalsiyum fosfat, hidroksiapatit, bifazik kalsiyum fosfat ve biyocam benzeri materyaller bu gruba girer. Hayvansal veya insan kaynaklı doku içermezler; çözünme hızları ve hacim koruma özellikleri kimyasal yapı ile gözenekliliğe bağlıdır. Sentetik olması her durumda daha iyi veya daha hızlı kemik oluşturduğu anlamına gelmez.
| Greft türü | Kaynak | Öne çıkan özellik | Dikkate alınan sınırlama |
|---|---|---|---|
| Otogreft | Hastanın kendi kemiği | Canlı hücre ve biyolojik katkı sağlayabilir | İkinci cerrahi saha ve sınırlı miktar |
| Allogreft | İnsan donör | Verici saha gerektirmez, farklı formları vardır | İşleme ve ürün özellikleri değişebilir |
| Ksenogreft | Başka canlı türü | Hacmi uzun süre koruyabilen iskele | Kaynak hassasiyeti ve yavaş rezorpsiyon |
| Alloplast | Sentetik materyal | Standart üretim ve biyolojik doku kaynağı olmaması | Ürüne göre değişen çözünme ve mekanik davranış |
Tek bir materyalin bütün endikasyonlarda üstün olduğunu söylemek mümkün değildir. Küçük bir çekim soketinde hacim koruma hedefiyle kullanılan ürün, büyük yatay defektte gereken stabiliteyi tek başına sağlayamayabilir. Sinüs içinde yavaş hacim koruması tercih edilirken hızlı dönüşüm istenen başka bir alanda farklı karışım düşünülebilir. Materyal seçimi ürün markasından önce defektin biyolojisi ve mekanik gereksinimine dayanır.
Otogreftin biyolojik etkinliği avantaj olabilir; fakat hızlı yeniden şekillenme nedeniyle tek başına hacim kaybı yaşanabilir. Yavaş çözünen bir ksenogreftle karıştırılması, yeni kemik oluşumu ile hacim koruma arasında denge kurmak için seçilebilir. Bu karışımın oranı ve gerekliliği standart değildir. İleri dikey artırımlarda materyalin sabitlenmesi, türünden daha belirleyici olabilir.
Ürünün ruhsatı, doku bankası bilgisi, sterilizasyon veya işleme yöntemi, lot numarası ve son kullanma tarihi izlenebilir olmalıdır. Ambalajsız veya kaynağı belirsiz ürün kabul edilmemelidir. Hasta kullanılan materyalin etiketini veya kayıt bilgisini isteyebilir. “İsviçre malı”, “Alman” ya da “premium” gibi pazarlama ifadeleri klinik uygunluğun yerine geçmez.
Kişisel değerler de seçimde rol oynayabilir. Hayvansal ürün istemeyen, insan donör dokusuna karşı çekincesi bulunan veya ikinci cerrahi saha istemeyen hastaya alternatifler açıklanır. Alternatifin tedavi sonucuna ve iyileşme süresine olası etkileri konuşulur. Hastanın onamı yalnız işlem adı için değil, materyalin kaynağı için de alınmalıdır.
Cerrahi öncesinde klinik muayene ve gerekli görüntüleme yapılır. CBCT, defektin yüksekliğini, genişliğini ve komşu anatomik yapıları üç boyutlu değerlendirmeye yardımcı olabilir. Planlanan implantın protez açısından doğru konumu belirlenir; kemik artırımı bu hedef konuma göre tasarlanır. Yalnız mevcut kemiğin bulunduğu yere implant yerleştirmek temizlenmesi zor veya işlevsel olmayan bir protez doğurabilir.
İşlem çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır. Diş eti kontrollü olarak kaldırılır, granülasyon dokusu ve enfeksiyon odağı temizlenir. Mevcut kemiğin kanlanmasını artırmak için bazı tekniklerde küçük perforasyonlar hazırlanabilir. Greft parçacıkları serum veya hastanın kan ürünleriyle nemlendirilebilir; ancak biyolojik ürünlerin kullanımı için ayrı endikasyon ve onam gerekir.
Parçacıklı materyal defekte yerleştirildikten sonra hareket etmemesi sağlanır. Gerekirse kolajen membran, sabitleme pini, titanyum mesh veya blok vidaları kullanılır. Yönlendirilmiş kemik rejenerasyonunda membran, hızlı ilerleyen yumuşak doku hücrelerini alandan uzak tutarak kemik oluşumu için boşluğu korumayı amaçlar. Membran materyal eklemekten ibaret değildir; kapanma ve stabilite başarının temel parçalarıdır.
Yumuşak dokunun greft üzerinde gerilimsiz kapanması gerekir. Dikiş hattındaki aşırı gerilim yaranın açılmasına ve membranın görünür hâle gelmesine yol açabilir. İleri artırımlarda diş eti flebinin hareketlendirilmesi gerekebilir; bu da vestibül derinliği ve yumuşak doku anatomisini etkileyebilir. Sonraki protezin temizlenebilirliği, cerrahi kesiden itibaren düşünülmelidir.
İmplant mevcut doğal kemikte yeterli ilk stabiliteyi alabiliyor ve defekt uygun biçimde kapatılabiliyorsa eş zamanlı greftleme yapılabilir. İmplantın küçük bir yüzey açıklığı, çoğu zaman partiküllü greft ve membranla aynı seansta yönetilebilir. Ancak implantın doğru konumda tutunamadığı ileri kemik kaybında önce greftin iyileşmesi beklenir. Greft parçacıkları ilk gün mekanik olarak olgun kemik görevi görmez.
Aşamalı yaklaşım toplam tedavi süresini uzatır ve ikinci bir cerrahi gerektirir; buna rağmen büyük defektlerde daha kontrollü hacim kazanımı sağlayabilir. İmplant yerleştirme zamanı takvim üzerinden değil, klinik sertlik, görüntüleme ve cerrahi bulgularla belirlenir. İmplant tedavisinin aşamaları greft süresi eklendiğinde kişiye göre değişir.
Greftin tek parça hâlinde “kemiğe dönüşmesi” doğru bir anlatım değildir. İyileşme sırasında pıhtı organize olur, yeni damarlar gelişir ve mevcut kemikten gelen hücreler materyalin çevresinde yeni kemik oluşturur. Bazı parçacıklar çözünerek yerini kemiğe bırakırken bazıları yıllarca yeni kemik içinde görülebilir. Histolojik görünüm ile implantı taşıyabilecek klinik olgunluk aynı kavram değildir.
Küçük ve kemik duvarlarıyla çevrili defektler daha iyi kanlanabilir. Geniş yatay veya dikey artırımlarda merkez bölgeye damar ulaşması ve hacmin korunması daha zordur. Otogreft daha hızlı yeniden şekillenebilir; yavaş çözünen ksenogreft hacmi uzun süre koruyabilir. Sentetik ürünlerin çözünme hızı kimyasal bileşime göre değişir. Bu yüzden bütün greftler için tek iyileşme süresi verilemez.
Hekim implantı veya protezi yüklemeden önce yaranın kapanması, enfeksiyon bulgusu, greftin stabilitesi ve görüntüleme sonuçlarını değerlendirir. Röntgende beyaz görünmesi materyalin canlı kemikle bütünleştiğini tek başına kanıtlamaz. İmplant yerleştirme sırasında kemiğin direnci ve gerekirse alınan örneğin değerlendirilmesi daha doğrudan bilgi verebilir.
Sigara, kontrolsüz diyabet, yetersiz plak kontrolü, erken protez basısı ve yara açılması iyileşmeyi olumsuz etkileyebilir. Vitamin veya takviyeler büyük cerrahi defekti kendi başına iyileştirmez. Eksiklik saptanmışsa tıbbi değerlendirmeyle yerine konabilir; gelişigüzel yüksek doz ürün kullanılmamalıdır. Yeterli protein, dengeli beslenme ve reçete edilen bakım önerileri önemlidir.
İlk birkaç gün ağrı, şişlik, hafif morarma ve sızıntı şeklinde kanama görülebilir. Şişlik çoğunlukla ilk günlerde artıp sonra geriler; işlemin genişliği ve kişinin yanıtı değişkenlik gösterir. Reçete edilen ağrı kesici ve diğer ilaçlar tarif edildiği şekilde kullanılır. Hasta kullandığı kan sulandırıcıları kendi kararıyla kesmemeli, reçete dışı antibiyotik başlamamalıdır.
İlk gün yara üzerinde oluşan pıhtı korunur. Kuvvetli çalkalama, tükürme, pipetle emme ve sıcak yiyecekler kanamayı artırabilir. Cerrahi bölgeyle sert gıda çiğnenmez. Ağız hijyeni bırakılmaz; diğer dişler normal temizlenirken operasyon alanı hekimin gösterdiği yumuşak yöntemle korunur. Antiseptik gargara önerildiyse süre ve sıklık aşılmamalıdır.
Parçacıklı greft sonrası ağızda birkaç granül hissedilmesi mümkün olabilir. Sürekli veya fazla miktarda materyal gelmesi, yaranın açılması, kötü tat-koku ve artan ağrı varsa kontrol gerekir. Hasta bölgeyi diliyle itmemeli, dikişi çekmemeli ve görünen parçacıkları kendisi temizlememelidir. Membranın açığa çıkması kullanılan materyale ve boyuta göre farklı yönetilir.
Geçici hareketli protez greft üzerine bası yapıyorsa hacmi bozabilir ve yarayı açabilir. Protez, cerrahi sonrasında yeniden uyumlandırılmadan kullanılmamalıdır. Gece diş sıkma ve kontrolsüz çiğneme yükleri de alanı etkileyebilir. İmplant aynı seansta yerleştirildiyse geçici dişin temassız veya kontrollü yükte tutulması gerekebilir.
İlk günlerde ılık, yumuşak ve besleyici gıdalar seçilebilir. Yalnız sıvı ve şekerli beslenmeye uzun süre devam etmek gerekmez. Yeterli su ve protein iyileşme için önemlidir. Alkol, tütün ve çok sıcak yiyecekler yara üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Spor ve ağır kaldırmaya dönüş, operasyonun kapsamı ve kanama durumuna göre hekim tarafından belirlenir.
Dikiş alınması greftin iyileşmesinin tamamlandığı anlamına gelmez. Yumuşak doku birkaç hafta içinde sakinleşirken kemik olgunlaşması aylar sürebilir. Şişlik geçince greftli alan sert bir çıkıntı gibi hissedilebilir; zamanla yeniden şekillenebilir. Hızlı hacim kaybı veya hareket hissi varsa kontrol beklenmemelidir.
Enfeksiyon, kanama, yara açılması, membran ekspozisyonu, greft parçacıklarının kaybı ve beklenen hacmin elde edilememesi olası risklerdir. Büyük dikey artırımlarda komplikasyon oranı küçük lokal defektlere göre daha yüksek olabilir. Komplikasyon oluşması her zaman bütün greftin kaybedildiği anlamına gelmez; erken değerlendirme, temizlik, ilaç veya sınırlı düzeltmeyle alan korunabilir. İleri enfeksiyonda materyalin bir kısmının çıkarılması gerekebilir.
Alt çenede sinir kanalına yakın cerrahide geçici veya kalıcı uyuşukluk riski vardır. Üst arka bölgede sinüs zarı etkilenebilir. Donör saha kullanılıyorsa o bölgede ayrıca ağrı, şişlik, kanama ve his değişikliği olabilir. Blok greft vidaları daha sonra çıkarılabilir. Hasta hem alıcı hem verici alanla ilgili riskleri onam öncesinde öğrenmelidir.
Greft ürününe gerçek alerjik reaksiyon seyrektir; buna karşın membran, ilaç veya antiseptiklere karşı reaksiyon olabilir. Ani yaygın şişlik, nefes güçlüğü veya kurdeşen acil yardım gerektirir. Lokal şişlik ile alerji aynı değildir. Hastanın bilinen alerjileri ve önceki cerrahi reaksiyonları planlamada paylaşılmalıdır.
Giderek artan ağrı, ateş, irin, kötü koku, durmayan kanama, haftalar sonra yeniden şişme, yara hattından uzun süre materyal gelmesi veya implantta hareket hekime bildirilmelidir. Duyuda azalma anestezinin beklenen süresi geçtikten sonra devam ediyorsa erken kayıt önemlidir. Kontrol randevusunu yalnız ağrı olmadığında iptal etmek sessiz iyileşme problemlerinin gözden kaçmasına yol açabilir.
Onaylı ve izlenebilir ürünler uygun endikasyonla kullanıldığında dental kemik artırımı yerleşik bir tedavi alanıdır. Güvenlik yalnız paket üzerindeki markaya bağlı değildir; doğru saklama, steril teknik, cerrahi plan, yumuşak doku kapanması ve hastanın takibi birlikte belirleyicidir. Kaynağı belirsiz materyal, bozulmuş ambalaj veya kayıt dışı ürün kullanılmamalıdır.
İnsan donör kaynaklı ürünlerde doku bankaları donör taraması ve işleme protokolleri uygular. Hayvansal ürünlerde organik bileşenleri uzaklaştıran yüksek ısı veya kimyasal süreçler kullanılabilir. Sentetik materyaller kontrollü üretime sahiptir. Hiçbir tıbbi ürün için risk yok denemez; bilinen üretici, mevzuata uygunluk ve lot takibi olası geri çağırmalarda önem taşır.
Hastanın dini veya etik tercihi tedavi planında saygıyla ele alınmalıdır. Klinik, ürünün insan, sığır, domuz veya sentetik kaynaklı olup olmadığını açıklayabilmelidir. Kaynağın bilinmemesi onamı geçersizleştirebilir. Uygun alternatif varsa avantaj ve sınırlamalarıyla sunulur; hasta baskı altında seçim yapmamalıdır.
Greftin miktarı da “fazlası daha iyi” yaklaşımıyla belirlenmez. Aşırı kontur yumuşak dokunun kapanmasını zorlaştırabilir, yetersiz hacim ise implantın ideal konumunu karşılamayabilir. Cerrahi hedef üç boyutlu plan üzerinden ölçülü oluşturulur. Sonucun fotoğrafta büyük görünmesi değil, damarlaşmış ve stabil dokuya dönüşmesi önemlidir.
Maliyeti etkileyen başlıca unsur defektin büyüklüğü ve uygulanacak tekniktir. Tek çekim soketine az miktarda partikül yerleştirilmesi ile yatay kret artırımı, sinüs lifting veya titanyum mesh kullanılan dikey greft aynı kapsamda değildir. Tek bölge ve çoklu bölge, aynı seansta implant ve aşamalı cerrahi farklı süre, materyal ve takip gerektirir.
Greftin kaynağı, miktarı, membran türü, sabitleme pinleri, vidalar ve mesh maliyete eklenebilir. Hastanın kendi kemiği satın alınan materyal gereksinimini azaltabilse de ikinci cerrahi saha ve operasyon süresini artırabilir. CBCT, sedasyon, laboratuvar veya geçici protez ayrıca fiyatlandırılabilir. Yazılı planda hangi kalemlerin dahil olduğu sorulmalıdır.
Ucuz veya pahalı ürün tek başına sonuç göstergesi değildir. Teklifler karşılaştırılırken gram veya kutu sayısından önce teknik, bölge, membran, implant zamanlaması ve kontroller eşleştirilmelidir. Beklenenden fazla greft gerekirse planın nasıl değişeceği ve komplikasyon durumunda takip kapsamı önceden konuşulabilir. Tıbbi gerekliliği olmayan materyal paket satış için eklenmemelidir.
İmplant fiyatını etkileyen unsurlar implant markasının ötesinde cerrahi ve protetik bileşenleri kapsar. Greft ücretini değerlendirirken kalıcı protez tamamlanana kadarki toplam tedavi planı görülmelidir. Sadece ilk cerrahi bedeline bakmak, ikinci aşama ve protez maliyetini gözden kaçırabilir.
Greft hacmi dolduran ve yeni kemiğin ilerleyebileceği bir iskele sağlayan materyaldir. Membran ise greftin üzerini örterek hızlı büyüyen diş eti hücrelerinin kemik oluşturulması hedeflenen alana erken girmesini sınırlar ve boşluğun korunmasına yardımcı olur. Bu iki malzeme farklı görevler üstlenir. Her greftte membran zorunlu değildir; dört duvarı sağlam bir çekim soketi ile dış duvarı kaybolmuş geniş bir defekt aynı korumayı gerektirmez.
Rezorbe olabilen kolajen membranlar zamanla vücutta çözünür ve çoğunlukla çıkarılmaları için ikinci işlem gerekmez. Çözünmeyen PTFE veya titanyum destekli membranlar daha güçlü alan koruması sağlayabilir, fakat planlanan zamanda çıkarılmaları gerekebilir. Membranın erken açığa çıkması, kullanılan türe ve kontaminasyon düzeyine göre farklı sonuçlar doğurur. Hasta görünen materyali çekmemeli ve internet önerisiyle kimyasal uygulamamalıdır.
Titanyum mesh, özellikle üç boyutlu hacmin mekanik olarak korunması gereken ileri defektlerde kullanılabilir. Mesh greftin kendisi değildir; yumuşak dokunun basısıyla hacmin çökmesini önleyen bir iskele görevi görür. Kenarlarının yumuşak dokuyu tahriş etmemesi ve üzerinin iyi kapanması önemlidir. Bu ek materyaller cerrahinin karmaşıklığını, takip ihtiyacını ve maliyeti artırabilir; yalnız daha ileri teknoloji görüntüsü vermek için kullanılmaz.
Soket koruma işlemi, çekimden sonra beklenen hacim kaybını azaltmayı hedefler; çekim öncesindeki bütün kemiği aynı ölçülerle koruyamaz. Dış kemik duvarı çok inceyse veya çekim sırasında kaybedilmişse çökme yine oluşabilir. Enfeksiyonlu granülasyon dokusunun iyi temizlenmesi, soket duvarlarının değerlendirilmesi ve greftin ağız ortamından korunması gerekir. Çekim anındaki greft, ileride implant yapılacağına dair sonuç sözü değildir.
İyileşme sonrasında implant planlanırken kret yeniden muayene edilir ve gerekirse CBCT çekilir. Greftli alanın röntgende dolu görünmesi yeterli genişlik ve sağlamlık bulunduğunu göstermez. Bazı bölgelerde ek yatay artırma gerekebilir; bazı bölgelerde ise beklenenden daha iyi doğal kemik oluşur ve ek işlem yapılmaz. İmplantın çapı, açısı ve protez çıkış noktası yeni ölçümlere göre seçilir.
Çekim sonrası hemen implant seçeneği bulunduğunda bile soketle implant arasındaki boşluk için greft kullanılabilir. Bu, implantın stabilitesini greftin sağladığı anlamına gelmez; ilk tutuculuk soketin apikal veya yan duvarlarındaki doğal kemikten alınır. Enfeksiyon, ince diş eti ve dış duvar kaybı eş zamanlı işlemin riskini değiştirebilir. Hız hedefi biyolojik sınırların önüne geçirilmemelidir.
Kaynağına göre insan, hayvan veya sentetik mineral olabilir; işlenmiş materyal canlı çene kemiğiyle aynı yapıda değildir.
Hayır. İmplant doğru konumda yeterli kemikle çevrelenebiliyorsa ek greft gerekmeyebilir.
Süre defekt, materyal, kanlanma ve kişisel risklere göre değişir; kemik olgunlaşması genellikle aylar içinde değerlendirilir.
Organ naklindeki gibi bağışıklık reddi beklenmez; enfeksiyon, yara açılması veya yetersiz bütünleşme nedeniyle başarısızlık gelişebilir.
İnsan donör, hastanın kendi kemiği ve sentetik seçenekler vardır; uygunluk defektin gereksinimine göre belirlenir.
İşlem anestezi altında yapılır; sonrasında operasyonun genişliğine göre ağrı, şişlik ve morarma görülebilir.
Birkaç granül görülebilir; sürekli veya fazla materyal kaybı, kötü koku ve artan ağrı kontrol gerektirir.
Mevcut kemik implantı stabil tutabiliyorsa yapılabilir; ileri eksiklikte önce greftin iyileşmesi beklenebilir.
Tütün yara ve kemik iyileşmesini olumsuz etkileyebilir; bırakma planı cerrahi öncesinde sağlık profesyoneliyle görüşülmelidir.
Radyografik yoğunluk tek başına canlı ve olgun kemik anlamına gelmez; klinik bulgularla birlikte değerlendirilir.
Kemik grefti, implantı yanlış konuma sığdırmak için kullanılan basit bir dolgu değildir. Amacı eksik hacmi biyolojik olarak yeniden oluşturmak, pıhtıyı ve alanı korumak ve implantın protez açısından doğru konumda çevresinin kemikle desteklenmesine yardımcı olmaktır. Materyalin türü kadar defektin biçimi, kanlanma, sabitleme, membran ve gerilimsiz yumuşak doku kapanması sonucu belirler.
Hasta kullanılacak ürünün kaynağını, neden seçildiğini, implantın aynı seansta yapılıp yapılmayacağını ve alternatifleri öğrenmelidir. İyileşme takvimi kutu üzerindeki materyal adına göre değil, cerrahi alanın biyolojisine göre oluşturulur. Düzenli kontrol, plak yönetimi, tütün riskinin azaltılması ve geçici protezin alana basmaması, cerrahi kadar önemli bakım parçalarıdır.