

Sabah uykulu gözlerle banyoya gittiniz, diş macununuzu sürdünüz ve fırçalamaya başladınız. Ağzınızı çalkalayıp lavaboya tükürdüğünüzde o beyaz köpüğün içinde “pembe” bir renk gördünüz. Veya elmayı ısırdığınızda üzerinde küçük bir kan lekesi fark ettiniz. İlk tepkiniz muhtemelen “Acaba fırçayı çok mu bastırdım?” veya “Diş etimi mi zedeledim?” endişesi olacaktır.
Bu senaryo tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz. Toplumun %90’ı hayatının bir döneminde diş fırçalarken diş etinin kanaması sorunuyla karşılaşır. Ancak bu durumun “yaygın” olması, “normal” olduğu anlamına gelmez. Sağlıklı bir diş eti, ne kadar sert fırçalarsanız fırçalayın (travmatik olmadığı sürece) kanamaz.
Diş Hekimi Özlem Özcan olarak, hastalarımızın genellikle “geçer” diyerek ihmal ettiği, ancak tedavi edilmezse diş kaybına kadar giden bu sinsi belirtiyi masaya yatırıyoruz. Bu kapsamlı rehberde; diş fırçalarken diş etinin kanamasının altındaki 7 gizli sebebi, doğru bilinen yanlışları ve kanamayı durdurmanın bilimsel yollarını bulacaksınız.
Makalenin en önemli kısmını en başta söyleyelim: HAYIR!
Bir yeriniz kanadığında oraya dokunmamak genel bir içgüdüdür. Ancak diş etlerinde durum tam tersidir. Diş etiniz kanıyorsa, bu orada bir enfeksiyonun (bakteri plağının) olduğunu gösterir. O bölgeyi fırçalamayı bırakırsanız, bakteriler daha da çoğalır, enfeksiyon derinleşir ve kanama artar. Kanayan bölge, aslında “Beni daha iyi temizle, burada bakteri var!” diye bağıran bir dokudur.
Eğer diş fırçalarken diş etinin kanaması şikayetiniz varsa, suçlu genellikle aşağıdaki maddelerden biridir:
Kanamaların büyük çoğunluğunun sebebi, diş yüzeyinde biriken ve temizlenmeyen “Bakteri Plağı”dır. Yemek artıklarından beslenen bu bakteriler, diş ile diş etinin birleştiği yerde kolonileşir. Vücut, bu bakterilerle savaşmak için o bölgeye kan hücum ettirir. Sonuç: Şişmiş, kırmızı ve dokunulduğunda hemen kanayan diş etleri.
Bu aşama “Gingivitis” olarak adlandırılır ve geri döndürülebilir bir süreçtir. Ancak ihmal edilirse, kemik erimesine yol açan “Periodontitis”e dönüşür. (Bkz: Periodontal Hastalık Nedir?).
Bakteri plakları 24-48 saat içinde temizlenmezse, tükürükteki minerallerle birleşerek sertleşir ve “Diş Taşı”na dönüşür. Diş taşları pürüzlüdür ve diş etine batan bir kıymık gibi sürekli tahriş eder. Evde fırçalamayla çıkmayan bu taşlar, kronik kanamanın baş sorumlusudur. Çözümü basittir: Profesyonel Diş Taşı Temizliği.
Dişlerinizi bir halı yıkar gibi sert ve yatay hareketlerle fırçalamak, diş etlerinde “travmatik ülserlere” ve çekilmelere neden olur. Diş fırçalarken diş etinin kanaması bazen sadece mekanik bir yaralanmadır. Diş etleriniz hassassa “Soft” (Yumuşak) veya “Medium” fırçalar kullanmalı, dairesel hareketlerle masaj yapar gibi fırçalamalısınız. Sert fırçalamanın uzun vadeli zararları için Diş Eti Çekilmesi Neden Olur? yazımızı okuyabilirsiniz.
Ağız sağlığı, genel vücut sağlığının aynasıdır.
Özellikle kadınlarda hormonal dalgalanmalar, diş etlerini bakterilere karşı aşırı duyarlı hale getirir. “Hamilelik Gingiviti” denilen tabloda, anne adayları ağız bakımlarına dikkat etseler bile diş fırçalarken diş etinin kanaması sorunuyla karşılaşabilirler. Bu dönemde profesyonel destek almak, erken doğum riskini bile azaltabilir. Detaylı bilgi: Hamilelikte Diş Bakımı.
Aspirin, Coumadin veya Heparin gibi kan sulandırıcı ilaçlar kullanan hastalarda, en ufak bir tahrişte bile kanama görülebilir. Bu hastalarımızın diş hekimine ilaçlarını mutlaka bildirmesi gerekir.
Burası çok ilginçtir: Sigara içenlerde diş eti kanaması daha AZ görülür. Çünkü nikotin, damarları daraltarak kan akışını azaltır. Bu durum iyileşme değil, bir “maskeleme”dir. Sigara içen hastalarda diş eti hastalığı sinsice ilerler ve hasta kanama görmediği için doktora geç başvurur. Bu yüzden sigara içiyorsanız rutin kontrolleriniz hayati önem taşır.
Kanama genellikle yalnız gelmez. Eğer aşağıdaki belirtiler de eşlik ediyorsa, enfeksiyon ilerlemiş demektir:
Elbette kesin çözüm için bir hekim kontrolü şarttır ancak randevu gününe kadar diş fırçalarken diş etinin kanaması şikayetinizi hafifletmek için şunları yapabilirsiniz:
Bir bardak ılık suya yarım çay kaşığı tuz ekleyerek gargara yapmak, diş etlerindeki ödemi alır ve bakterileri azaltır. Tuz doğal bir antiseptiktir.
Diş fırçası, diş yüzeyinin sadece %60’ını temizler. Kalan %40’lık kısım (diş araları) bakterilerin sığınağıdır. Kanamadan korkmadan, her gün en az bir kez diş ipi kullanın. İlk günlerde kanama artabilir, bu normaldir. Bakteriler temizlendikçe 1 hafta içinde kanama duracaktır.
Beslenmenize portakal, kivi, çilek, brokoli gibi C vitamini açısından zengin gıdalar ekleyin. Bu, diş etlerinizin direncini artıracaktır.
Aşağıdaki durumlarda evde tedavi denemelerini bırakıp acilen bir periodontologa (diş eti uzmanı) başvurmalısınız:
Eğer basınç sensörü olmayan bir model kullanıyorsanız ve çok bastırıyorsanız kanatabilir. Ancak doğru kullanıldığında, elektrikli fırçalar plak temizliğinde manuel fırçalardan daha etkilidir ve diş eti sağlığını iyileştirir.
Evet, en etkili yöntemdir. Diş taşları temizlendiğinde, enfeksiyon kaynağı ortadan kalkar. Temizlik sonrası ilk birkaç gün sızıntı şeklinde kanama olabilir ancak sonrasında diş etleri sağlıklı pembe rengine döner ve kanama tamamen durur.
İçeriğinde klorheksidin, kalay florür veya bitkisel özler (papatya, adaçayı) bulunan diş macunları diş eti iltihabını azaltmaya yardımcı olur. Ancak unutmayın, macun sadece yardımcıdır; asıl işi yapan fırçanın mekanik temizliğidir.
Özetlemek gerekirse; diş fırçalarken diş etinin kanaması, vücudunuzun size gönderdiği bir “İmdat” sinyalidir. Bu sinyali fırçalamayı bırakarak susturmak yerine, daha iyi bir hijyen ve profesyonel destekle yanıtlamalısınız.
Sağlıklı bir gülüş, sadece beyaz dişlerden ibaret değildir; o dişleri saran pembe, sıkı ve kanamayan diş etleri estetiğin temelidir.
Eğer geçmeyen diş eti kanamalarınız, ağız kokusu şikayetiniz veya diş eti çekilmeniz varsa, daha fazla doku kaybı yaşamadan Dt. Özlem Özcan kliniğimizle iletişime geçebilir, detaylı diş eti muayenenizi yaptırabilirsiniz. Erken müdahale, dişlerinizi kurtarır.
Daha fazla bilimsel bilgi için Türk Dişhekimleri Birliği (TDB) ve Amerikan Periodontoloji Akademisi (AAP) kaynaklarını inceleyebilirsiniz.