

Kalp ve damar hastalıkları, günümüzde en sık rastlanan kronik rahatsızlıkların başında gelmektedir. Kalp hastalarımız, genel sağlıklarını korumak adına gösterdikleri hassasiyeti, ne yazık ki diş sağlıkları söz konusu olduğunda bir kenara bırakabilmektedir. Bunun temel nedeni “korku”dur. “Kan sulandırıcı kullanıyorum, kanamam durmazsa?”, “Dişçi koltuğunda tansiyonum yükselirse?”, “Kalp kapakçığım enfeksiyon kapar mı?” gibi endişeler, hastaların tedavilerini ertelemesine ve sonunda dişlerini kaybetmesine neden olur.
Ancak unutulmamalıdır ki; ağız sağlığı, kalp sağlığının aynasıdır. Diş eti enfeksiyonları, kalp krizini tetikleyebilecek bakteriyel yükü artırır. Yani diş tedavisi olmamak, olmaktan daha riskli olabilir. Peki, modern tıbbın en güvenilir çözümü olan implantlar, kalp hastaları için uygun mudur?
Diş Hekimi Özlem Özcan olarak, 2025 yılının güncel tıbbi protokolleri ışığında; kalp hastalarında implant tedavisi süreçlerini, alınması gereken önlemleri, konsültasyonun önemini ve kan sulandırıcı yönetimini bu dev rehberde tüm şeffaflığıyla ele alıyoruz.
Cevabımız net: Evet, gerekli önlemler alındığında güvenle yaptırabilir.
Kalp hastalığı (Hipertansiyon, Ritim Bozukluğu, Bypass geçmişi, Stent varlığı vb.), implant tedavisi için kesin bir engel (kontrendikasyon) değildir. Ancak bu süreç, sağlıklı bir bireye yapılan işlemden farklı yürütülmelidir. Anahtar kelime “Kontrollü Yaklaşım”dır. Hastanın kalp doktoru (Kardiyolog) ile diş hekiminin işbirliği içinde olması, riskleri sıfıra indirir.
Tıbbi dilde “Konsültasyon”, bir hekimin hastanın durumu hakkında başka bir uzman hekimin görüşünü almasıdır. Kalp hastalarında implant tedavisi planlanırken, ilk adımımız her zaman hastanın takipli olduğu kardiyoloğuna bir “Konsültasyon Formu” göndermektir.
Bu formda diş hekimi olarak şunları sorarız:
Kardiyologdan gelen yazılı onaya göre tedavi planı şekillenir. Bu onay olmadan koltuğa oturulmaz.
Kalp hastalarının büyük çoğunluğu kanın pıhtılaşmasını önleyen ilaçlar (Antikoagülanlar) kullanır. Bu ilaçlar kalp krizi ve felç riskini azaltır ancak diş cerrahisinde kanamanın durmasını zorlaştırabilir.
Eskiden her diş çekiminden önce ilaçlar 3-5 gün kestirilirdi. Ancak 2025 protokollerinde bu yaklaşım değişmiştir. İlacı kesmek, hastayı kalp krizi riskine (Tromboemboli) atabilir.
Yeni Yaklaşım:
Coumadin kullanan hastalarda kanın pıhtılaşma süresini gösteren test INR’dir.
Kan sulandırıcı yönetimi hakkında bilimsel kılavuzlar için American Heart Association (AHA) rehberini inceleyebilirsiniz.
Kalp kapakçığı protezi taşıyanlar, doğuştan kalp anomalisi olanlar veya daha önce kalp enfeksiyonu geçirenler “Yüksek Riskli” gruptadır. Ağız içindeki bakteriler, implant işlemi sırasında kana karışıp kalbe giderek kapakçıklara yerleşebilir (Endokardit).
Bu riski önlemek için işlemden 1 saat önce hastaya yüksek doz antibiyotik içirilir. Buna “Endokardit Profilaksisi” denir. Bu prosedür, kalp hastalarında implant tedavisi güvenliğinin temel taşıdır.
Profilaksi detayları için European Society of Cardiology (ESC) yönergelerine bakabilirsiniz.
Her kalp hastalığı aynı değildir. Hastalığa göre stratejimiz değişir:
En sık görülen durumdur.
Risk: Stres ve ağrı tansiyonu yükseltebilir, kanama artabilir.
Çözüm: İşlem öncesi tansiyon ölçülür. Adrenalinsiz veya düşük adrenalinli anestezikler kullanılır. Sabah saatlerinde (tansiyonun en dengeli olduğu zaman) randevu verilir.
Kalp damarlarına stent takılmış veya bypass ameliyatı olmuş hastalar.
Kritik Kural: Kalp krizi veya stent takılma işleminden sonraki ilk 6 ay implant gibi elektif (acil olmayan) cerrahiler yapılmaz. 6 aydan sonra konsültasyon ile yapılabilir.
Mekanik veya biyolojik kapak taşıyan hastalar.
Önlem: Mutlaka Endokardit Profilaksisi uygulanır ve kan sulandırıcı (INR) seviyesi yakından takip edilir.
Klinikte kullanılan bazı cihazlar (Elektrokoter vb.) pili etkileyebilir. Hekiminiz piliniz olduğunu bilmeli ve buna uygun cihazlar kullanmalıdır.
Amaç; stresi azaltmak, süreyi kısaltmak ve kanamayı minimuma indirmektir. Bu nedenle klasik yöntemler yerine modern teknikler tercih edilir:
Diş eti kesilmeden, dikiş atılmadan yapılan bu yöntem, kanama riskini neredeyse sıfıra indirir. Kan sulandırıcı kullanan hastalar için en ideal yöntemdir. Detaylar: Dikişsiz İmplant.
Lazer, kestiği dokudaki damarları anında mühürler (koagülasyon). Kanama kontrolü mükemmeldir. Ayrıca iyileşmeyi hızlandırır. Bakınız: Lazerli İmplant.
Stres, kalbin en büyük düşmanıdır. Hastanın heyecanlanıp tansiyonunun yükselmesini önlemek için “Yarı Uyku” hali olan sedasyon uygulanabilir. Hasta sakinleşir, işlem güvenle biter. Detaylar: Sedasyonlu İmplant.
Operasyon bitti, eve gittiniz. Kalp hastası olarak nelere dikkat etmelisiniz?
Genel kural olarak stent takıldıktan sonraki ilk 6 ay beklenir. 6. aydan sonra kardiyolog onayıyla işlem yapılabilir.
Bu korku yaygındır ancak riski çok düşüktür. İyi bir ağrı kontrolü (anestezi) ve stres yönetimi (gerekirse sedasyon) ile risk minimize edilir. Kliniğimizde acil durum protokolleri hazırdır.
Lokal anesteziklerin içindeki adrenalin miktarı çok düşüktür. Ancak ciddi hipertansiyon ve ritim bozukluğu olan hastalarda “adrenalinsiz” veya “düşük adrenalinli” özel anestezikler kullanıyoruz.
Hayır. Tansiyon 14/9 üzerindeyse işlem ertelenir. Hastanın ilacını alıp tansiyonunun dengelenmesi beklenir veya dahiliye doktoruna yönlendirilir.
Özetle; kalp hastalarında implant tedavisi, doğru planlama ve uzman hekim kontrolünde son derece güvenli bir işlemdir. Dişsizlik nedeniyle beslenmenizin bozulması, kalp sağlığınızı daha olumsuz etkileyebilir.
Diş Hekimi Özlem Özcan, sistemik hastalıkları olan bireylerde edindiği tecrübe ve “Önce Güvenlik” ilkesiyle, kalbinizi yormadan sizi yeni dişlerinize kavuşturmayı hedefler.
Güvenli Tedavi İçin: Doktorunuzun raporları ve ilaç listenizle birlikte kliniğimize gelin, risk analizinizi yapalım ve en güvenli yolu birlikte çizelim.