

Diş tedaviniz bitti, evinize döndünüz. Anestezinin etkisinin 3-4 saat içinde geçmesini bekliyorsunuz. Ancak saatler, günler, hatta haftalar geçmesine rağmen dudağınızın bir kenarında, çenenizin ucunda o karıncalanma ve hissizlik duygusu bir türlü gitmiyor. Sanki o bölgeye sürekli iğne batırılıyor veya orası size ait değilmiş gibi hissediyorsunuz. Bu durum, diş hekimliğinde “Parestezi” olarak adlandırılan ve hastaları en çok endişelendiren komplikasyonlardan biridir.
Hastalarımız genellikle bu durumu “Yüz felci mi geçirdim?” korkusuyla karıştırır. Oysa parestezi, yüz kaslarını değil, sadece duyu sinirlerini etkileyen bir durumdur. Peki, dudak ve çenede uyuşukluk kalması neden olur? Hangi tedavilerden sonra görülür? Ve en önemlisi, bu durum kalıcı mıdır? Diş Hekimi Özlem Özcan olarak, bu kapsamlı rehberde; sinir hasarının mekanizmasını, iyileşme sürecini hızlandıran yöntemleri ve bu riski nasıl sıfıra indirdiğimizi tüm bilimsel detaylarıyla anlatıyoruz.
Parestezi; bir sinirin baskı görmesi, zedelenmesi veya kopması sonucu o sinirin hitap ettiği bölgede (dermatome) his kaybı, karıncalanma, yanma veya uyuşukluk oluşmasıdır.
Diş hekimliğinde en sık etkilenen sinir, alt çenemizin içinde bir tünelden geçen “Inferior Alveolar Sinir” (Mandibular Sinir)dir. Bu sinir, alt dudak ve çene ucunun duyusunu taşır. Bu sinir zedelenirse, dudak sarkmaz (motor sinir değildir) ama hissetmezsiniz.
Dudak ve çenede uyuşukluk kalması riskini artıran faktörler şunlardır:
Alt çene arka bölgeye implant yapılırken, implantın boyu kemik mesafesinden uzun seçilirse veya yanlış açıyla yerleştirilirse, implantın ucu sinir kanalına baskı yapabilir veya sinire değebilir. Bu durum, uyuşukluğun birincil nedenidir.
20’lik dişlerin kökleri, bazen sinir kanalının çok yakınında, hatta siniri saracak şekilde konumlanabilir. Çekim sırasında köklerin sinire sürtünmesi veya baskı yapması geçici paresteziye neden olabilir. (Bkz: Gömülü Diş Çekimi).
Alt çeneyi uyuşturmak için yapılan iğne (Mandibular Blok), tesadüfen sinir kılıfına değerse “elektrik çarpması” gibi bir his ve ardından uzun süreli uyuşukluk (Nöropraksi) oluşabilir. Bu durum genellikle %100 iyileşir.
Bazen sinirde fiziksel bir hasar yoktur. Cerrahi sonrası oluşan kanama (hematom) veya şişlik (ödem), sinir kanalına baskı yapar. Şişlik indikçe uyuşukluk da geçer. (Bkz: Şişlik Yönetimi).
Sinir hasarı türleri ve sınıflandırması hakkında bilimsel bilgi için AAOMS Nerve Injury Guide kaynağını inceleyebilirsiniz.
Sinir dokusu, vücudun en yavaş iyileşen dokusudur. Süreç, hasarın boyutuna göre değişir:
Eğer dudak ve çenede uyuşukluk kalması durumuyla karşı karşıyaysanız, hekiminiz şu protokolü uygular:
Eğer sebep implantın sinire baskı yapmasıysa (Röntgende görülür), implant ilk 24-48 saat içinde gevşetilmeli veya çıkarılmalıdır. Erken müdahale, kalıcı hasarı önler.
Sinir kılıfının (Miyelin) onarımı için yüksek doz B1, B6 ve B12 vitaminleri (Benexol, Neurovit vb.) reçete edilir. Bu, iyileşmenin yakıtıdır.
Sinirdeki ödemi ve baskıyı hızla azaltmak için kısa süreli kortizon tedavisi uygulanabilir.
Düşük doz lazer terapisi, sinir hücrelerinin mitokondriyal aktivitesini artırarak iyileşmeyi hızlandırır. Kliniğimizde bu yöntem aktif olarak kullanılmaktadır. (Bkz: Lazer Tedavisi).
En iyi tedavi, hiç oluşmamasını sağlamaktır. Kliniğimizde parestezi riskini minimize etmek için:
Evet, ancak dikkatli olmalısınız. Dudağınızı hissetmediğiniz için farkında olmadan ısırıp yara yapabilirsiniz. Sıcak gıdalarda yanma riski vardır. Aynaya bakarak veya diğer tarafı kullanarak yemeniz önerilir.
Hayır. Mandibular sinir “duyu” siniridir, “motor” (hareket) siniri değildir. Yüz felcindeki gibi ağız kayması veya göz kapağı düşmesi olmaz. Sadece his kaybı olur. Gülüşünüz aynada normal görünür.
Kesinlikle evet. Tam hissizlikten “karıncalanma”, “kaşınma” veya “elektriklenme” hissine geçiş, sinirin iyileşmeye başladığının ve iletimin geri geldiğinin en büyük kanıtıdır.
Eğer 6-12 ay sonra düzelmezse, mikrocerrahi ile sinir onarımı yapılabilir. Ancak başarı oranı vakanın durumuna göre değişir.
Özetle; dudak ve çenede uyuşukluk kalması riski, diş hekimliğinin korkulan bir komplikasyonudur ancak doğru planlama (Tomografi) ve tecrübeli ellerde bu risk %1’in altındadır. Çoğu vaka geçicidir ve zamanla tamamen iyileşir.
Diş Hekimi Özlem Özcan, “Önce Güvenlik” ilkesiyle, sinir haritasını dijital ortamda çıkararak ve güvenlik marjlarını koruyarak, sizi bu riskten uzak tutar.
Güvenli Cerrahi: Sinirlerinizi riske atmadan implant yaptırmak ve ileri teşhis yöntemleriyle tanışmak için ücretsiz muayene randevunuzu hemen oluşturun.